İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Havada asılı bakır bir telim ben
Cılızım güneş altında, bir çizgi bile değildir gölgem
Gece ve gündüz şakır, mırıldanır ve tıngırdarım
Aşktır ve savaştır ve paradır; kavgadır ve ağlayıştır; iştir ve arzudur;
Ölümü ve kahkahalarıdır içimden geçen erkeklerin ve kadınların, konuşmalarınızın hamalı
Yağmur altında, ve ıpıslak, ve şafakta ve güneşte kuruyan

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gemi enkazının yakınında
Kopmuş ve parçalanmış
Bir direğin altında,
Buldu topal çoban
Yere batmış
Lacivert taştan

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gene!
Gel ve ver bana bütün gücünü!
Uzaktaki üzgün bir ses soluklanır çatlamış beyinde
Acımasız durgunlukla, boyun eğişin derdiyle,
Yatışır korkusu ilk ruhta olduğu gibi.
Yeter, suskun yürek! Yazgım benim!

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir Yaz Günü’ne Şarkı

Bataklık ve tarla yürüyüşü boyunca
Dolup taşarak taşra sevgimle
Gördüm yavaş inek sürülerinin kımıldadığını,
O beyaz yük gemileri seyir günlerinde;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir şey söylemeyen
kişi
düşünür ki
kendi suskunluğunu çevreleyen
suskunluk
her şeyi söyler.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir sinema salonunda gibi, fakat
Kendim bilmeden nasıl geldiğimi
Buraya, ve tam ortasında gösterinin
Filmin konusu neydi acaba? Susun
Fakat filmin adı neydi? Susun
Ve ışığını yakıyor denetçi, bakıyor bana

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir Sınırın Ardındaki Dostlara

I
Öyle az yazdım ki sizlere. Fakat yazamadıklarım
şişti ve şişti demode bir zeplin misali
ve kayıp yitti en sonunda gece göğü arasından.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tam da Minnesota’daki Rochester karayolu ilerisinde,
Kuşatır alacakaranlık uysalca öteleri çimenlerde.
Ve o iki Kızılderili midillinin gözleri
Kararır şefkatle.
Arkadaşımı ve beni karşılamak için
Çıkıp gelmişlerdi söğütlerden seve seve.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

27 yıl önce Ohio’yodaki Akron’a,
gitmek için otobüse bindiğim
köşe başına gelmiştim üç hafta önce.
Fakat dağılmış bira kutularıyla
kırılmış şişelerle ve terk edilmiş bir otelin
anlamsız arka cephesinin görüntüsüyle

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O yabanıl erik beyazdır,
onun arkasında, Mayıs yeşili,
kendini giyinik olarak düşler köknar.
Daha ötelerde: paslı bir teneke dam,
rüzgârın açtığı bir pencere, öyle karanlık ki,
bütün bu mekân bize yabancı gibi.

Devamını Oku