İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Öldürüp duruyorlar Küba’da!

Yeni satın alınmış bir tabutla
kurtuldular şimdi Jesús Menéndez’den.
Çıkmıştı ortaya halkın kralı gibi,
araştırdı derin kökleri,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Evine girdi Valdivia'nın.
Işık gibi izledi O'nu.
Hançerlerle örtülü olarak uyudu.
Kendi kanının döküldüğünü gördü,
gözlerinin parçalandığını,
ve ahırlarda uyurken

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sonra saldırdı Lautaro, dalga dalga.
Dayakla yola getirdi Araukanya gölgelerini:
daldırdı öncelikle Kastilya'lı bıçağı
bu kızıl kitlenin göğsünün ortasına.
Bugün dayanışma oldu gerilla
bütün ormanın kanatları altında,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Napoli’de rastladım Halldór Laxness’e. Tuhafıma gitti,
çünkü aynı yılın ilkbaharında ölmüştü. Hoşnutlukla
gülümsüyordu yeni kırpılmış bıyıkları altında ve hızla
geçip gitti geniş salonu, Garibaldi Meydanı yakınlarında
beyaz masa örtülü gösterişsiz bir lokantada.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yeniden yaptım.
Her on yılda bir
Başarıyorum -

Bir çeşit gezgin tansıktır tenim
Bir Nazi abajuru gibi parlak,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Mutfakta ağılar!
Patatesler tıslar.
Budur bütün Hollywood, penceresiz,
Floresan ışığı gelip gider korkunç bir migren misali,
Cilveli kağıt soyunup dökünür kapılarda
Sahne perdeleri, bir dulun bukleleri.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sen hiddetli barışsın, ey gemi, kayan
hayvansı gecesin, Antarktik yabancı,
gölgeden buzdağınla geçip gidemezsin önümden
tırmanmadan ben
duvarlarına bir gün ve kaldırmadan
deniz altı kışının zırhını havaya.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yazın ilk günü ve leylaklar:
sıkılgan kentliler dönüp uzaklaşır,
güzel olana henüz alışmamışlar.
Karanlıkta sessizce çıkarlar dışarı,
hantalca kırarlar bazı dalları.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Omuzlarında aziz ikonalarıyla
sayısızdılar, dut renkli fosfor parıltısında
bir nehir ağzı gibiydi
kalabalık
bu büyük insan topluluğu.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sıkış sıkış ve çirkin duvarların önünden geçtim,
Açlık derinliği gözleriyle kadınların durup baktığı
Açlık elleri gölgelerinin onları kovaladığı
Eşiklerin önünden geçtim,
Çıktım sıkış sıkış ve çirkin duvarların dışına,
Birden ulaştım kentin kenarına,

Devamını Oku