Okyanus insanları uyandı, övdü
adalar etrafındaki suyu, bir yeşil taştan öbürüne:
dokuma yapan bakireler geçti
birlikte örülmüş ateşin ve yağmurun
taçlar ve dümbelekler getirdiği çemberden.
O Malenezya ayı
Araukanya, dalgalanan meşe dalı,
ey acımasız memleket, esmer sevgili,
sen yalnızlığın yağmur yüklü ülkesi:
sadece mineral boğazdın sen,
kömürden eller, yumrukların
alışmış kayaları parçalamaya;
Bir çok katıyla, koridorlarıyla, toplantı odaları
ve konferans donanımlarıyla
esrarengiz bir oteldir insan zihni.
Resepsiyonda tartışma götürmez mantık hükmeder
gündüzleri. Geceleri her şeye göz kulak olur
bir neandertaler.
Sakin,
Serin çehresi nehrin
Öp beni dedi.
Langston Hughes
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Ölü arzunun vârisidir huzur,
Ya bolluk öldürdü karabatağı
Mutlu bir saatte, veya uyku veya ölüm
Boğdu onu hülyalı suların derininde,
O ateşin külleridir huzur,
O kralın vârisidir, o gezinin hanıdır.
Boştur yollar,
Boştur bu ülkenin yolları
Ve çiçekler
Ağır başlarıyla
Eğilmişler.
Boşuna eğilmişler.
Geceleri at sürerken
taşıyorsun kara sırtında
korkunun yaşayan tohumunu.
Kendini ötelere taşıyan bir ırmaksın sen
ve fırlıyorum öteye geçerken
Doygun ırmağın üstünde salınırken
Altın koyusu iri salkımlar
Yakamozlu suların üstündeki kanatlar dalgınlaşır
Kasvetli günlerle.
Kızgın bir dalga tufanı
Irmakların sevdiği hayaletin bir ağacın
damarları gibi, uğramış saldırısına
mavi suyun ve berrak damlaların:
kara bir tanrıçanın elmaları dişlemesi;
çıplak uyandığında baktın ki
dövme yapmış ırmaklar gövdene,
Irmaklar tanıdım:
Dünya kadar yaşlı ve insan damarlarındaki
İnsan kanının çağıltısından daha yaşlı
Irmaklar tanıdım.
Irmaklar kadar derindi ruhum.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla