Geceleri dalarız
çalmak için
çiçeklenen bir dalı.
Duvarı aşarız
karanlığında yabancı bahçenin,
Çalışmanın Çeperlerinde
Çalışmanın tam ortasında
vahşi yeşillikleri vahşice özlemeye başladık,
Çorak Ülke'nin bizzat kendisinden sonra, ki sadece
telefon kablolarının cılız uygarlığı nüfuz ediyordu oraya.
Çamların hepsi de
dönmüş sırtlarını. Siyah keşişlerden
bir dizi gibi dururlar ve bakarlar
kurtarıcının memleketi Doğu’ya doğru
Çıplaklar diz kapaklarına kadar, vazgeçmişler
Candan Marazlar
Sızlayan şu burun ucu, o eski kusurlar –
Yüzdeki benler misali katlanılabilir şimdi
Tahammül edilebilir ta ki iç sıkıntısı yer verene dek
Alaycı bir lütufkârlığa –
Çay yaprakları engelliyor afete davetiye çıkaranları,
tasarlarlar hiçin bulunduğu gelecekleri;
çingene palmiyesinin çaprazında ve esnerken kız
fethedilecek bir varta kalmadığı kehanetinde bulunacak hâlâ.
Tehlike temelsizdir şimdi: naif şövalye
bulur modası geçmiş devleri ve adı duyulmamış ejderhaları,
Klasikler geniş bir kitleye yayılsaydı
Amerika ne olurdu düşüncesi
Allak bullak eder uykumu,
Amerika ne düşüncesi,
Amerika ne düşüncesi,
Amerika ne olurdu
Caprichos
Hava kararıyor Huelva’da: isli palmiyeler
ve tren düdüklerinin telaşlı
gümüş beyazı yarasaları.
Cartagena
Yağmur ve gök gürültüsü vurup döküyordu, sel olmuştu sokaklar;
bir barda Kızılderili kızlarla dans ettik,
dizlerimizin yarısına ulaşmıştı su;
en genç kız giysisini sıyırıp, beline kadar çıplak dans etti;
Gel, durumu bizden daha iyi olanları küçümseyelim.
Gel, dostum, ve anımsayalım
Ki zenginlerin kâhyaları vardır ve yoktur dostları,
Ve bizim dostlarımız vardır ve yoktur kâhyalarımız.
Gel, küçümseyelim evlileri ve bekârları.
Çayevindeki kız
Eskiden olduğu kadar güzel değil.
Ağustos eskitmiş O’nu.
Canla başla çıkmıyor merdivenleri;
Evet, O da orta yaşlı olacak,
Ve keklerimizi getirirken




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla