İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

İyilik akıp gider evimde.
Bayan İyilik, öyle hoştur ki!
Yüzüğündeki mavi ve kırmızı mücevherler tüter
Pencerelerde, aynalar
Doldurulur gülüşlerle.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İzlanda Kasırgası

Deprem değil, ama gökyüzü sarsıntısı bu. Turner resmini yapabilirdi bunun, sımsıkı bağlayarak. Yalnız bir eldiven girdap halinde dönenip geçti az önce, takıldığı elden birkaç kilometre ötede. Tarlanın öbür tarafındaki eve, rüzgâr karşıdan eserken ulaşmaya çalışıyorum. Dalgalanıyorum kasırgada. Röntgenim çekildi, iskelet sundu istifa dilekçesini. Panik büyümekte, bu esnada ben geçerken, batarken ben, batarken ben ve boğulurken kuru toprakta! Nasıl da ağır, birdenbire sürüklemem gereken her şey, kelebek için bir mavnayı sürüklemek kadar ağır! Nihayet ulaştım. Son bir boğuşma kapıyla. Ve şimdi içerdeyim. Ve şimdi içerdeyim. Arkasında o büyük camlı bölmenin. Nasıl da tuhaf ve muazzam bir icattır şu cam – çok yakınında olmak ve etkilenmemek… Dışarıda aceleyle geçer devasa büyüklükteki şeffaf koşucular lav ovası üstünden. Ama artık dalgalanmıyorum ben. Oturuyorum camın arkasında, sessizce, bizzat kendi portrem.

[YABANIL MEYDAN’dan (1983)]

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İzmir’de Saat Üç’te

Neredeyse boş sokağın önünde
iki dilenci vardı, birinin bacakları yoktu –
biri sırtında taşıyordu öbürünü.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

S'io credesse che mia risposta fosse
A persona che mai tornasse al mondo,
Questa fiamma staria senza piu scosse.
Ma perciocche giammai di questo fondo
Non torno vivo alcun, s'i'odo il vero,
Senza tema d'infamia ti rispondo. (*)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Zeytinliklerin boğulmuş platini
ve toprağın ve ölü İspanyolların arasında
o zalim dalgaya direnen
pak hançerin var, ey Jarama.

Oraya geldi Madridli adamlar

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Babam Genovevo Gutierrez
Monterey'de öldü, Zapata'nın
peşinden gitmişti. Geceleri kısraklar
yakınında evlerin, dumanı
hükümet birliklerinin, rüzgarda kurşunlar,
mısır tarlalarından fırtınalar.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Cep saatiyim, iyi çalışırım.
Caddeler kertenkelemsi çatlaklardır
Sarptır, saklanacak delikleri vardır.
En iyisi çıkmaz sokakta buluşmaktır,

Aynalı pencereleriyle

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İşe Sıfırdan Başlamak

… Ölüm dik dik bakar bizim tutkularımıza, ve sustururuz onları; hayata karşı olan şey ne ise onunla uyumlu yaparız arzularımızı; ve varoluşumuzun büyük kısmını kâr ve güç bulmanın lânet arayışına dayanak yaparız. … Bir bütün olarak bakıldığında, otorite ve para gerçekten de âşıkların öpüşlerinin nasıl olacağını düzenleyebilir mi? Veya kaç para olacaklarını belirlediklerinden dolayı şarabın tadını, veya senin rüyalarını veya bir dağ yamacındaki kekik kokusunu belirleyebilir mi? Eğer böyleyse ve böyle yapabiliyorlarsa, dünya tersine dönmüş demektir, ve ben bu dünyayı düzeltmek istiyorum. … Öyle alışmışlar ki insanlar korkmaya, öldürmeye, hor görmeye ve nefrete, içlerinde kendilerinin yanlış davrandığını fısıldayan sese sağır kalırlar, ve kendi hayatlarında tiksindikleri ne varsa onları basitçe yansıtır tavırları. Bu yüzden kendi umutsuzluklarını baskılayabilecek ilaçları tercih ederler – bu şipşak tedavi yanılsaması onları oyalar. Fakat onları yiyip tüketen kanser baki kalır. … Ölüm yakalar seni ve sendeleyip kayarsın hayattan, harap düşersin muhasebe defterlerini tutmaktan ve gündelik sefaletin bilançolarından, veya abartılı bir siyasetçi misali desteklenir marifetin, çünkü çok mükemmel bir şekilde ölmeyi başarabildin. Nefret etsen bile güçten, her şeye rağmen gene de saygı gösterirsin güce, çünkü bütün menfur eylemlerini onaylayan o reddeden küstah tavrını güçten ödünç almışsındır. Fakat hayat küçük düşürür en harika teorileri olanları bile. Buyrukları ve yasaları ve sınırları çevreleyen cesaret ve gülüş hazlardan doğar sadece; bir çocuğun masumiyetiyle düşer üstüne hâlâ yargılayanların, baskı kuranların, hesap yapanların ve yönetenlerin. … Bırakalım ölüler gömsünler yaşayan ölüleri. … Kendi arzularını terk eden herkesin keşfedeceği üzere, zehirlidir ölü gerçekler. … Diğer öbür kitaplardan daha fazlasını söylemiyorsa şayet, nedir ki değeri o kitabın? … her birimizin taşıdığı yalan sadece tam da ne yapmak istiyorsak onu pişmanlık duymaksızın ve kararsızlık yaşamadan yaparak dağıtılabilir. Burada hangi yalanlar kalmışsa senin arzuların kökünü kazısın onların, ve yok etsin beynindeki o büyük engizisyoncuyu. … Kendisini sevmeyi öğrenen her kişi ötesindedir tertiplerin ve utanç nöbetlerinin ve suçun ve sevme korkusunun; ve bu kişi şunu çok iyi bilir: hatalarıma rağmen bir milim dahi sapmayacağım bireysel istencin yaşayacağı bir temele dayanan bir toplum yaratma arzumdan, her şeyiyle başının üstünde ters duran bir toplumu evrensel olarak baltalayarak yapacağım bunu. … Bireysel özerklik üstüne binlerce yıllardır konulmuş o kayayı kim parçalayacak? Çünkü hayli zamandır yaşamayı öğrenmenin anlamı ölmeyi öğrenmektir. … Her birimizin içindedir anahtar. Kullanma kılavuzu verilmiyor o anahtarla. Kendi kendini tek referans noktası olarak görmeye karar verdiğinde, birbiri peşi sıra isimler sıralama tuzağına düşmezsin. Senin veya benim olabilir bu isimler; başka insanların düşüncelerine boyun eğme, veya olayları değerlendirişin belli bir kalıba girmesin. Ve tarih içinde bir hareketin parçası olmuş o daimi olarak mevcut hatıraları olan insanlarla bağ kurmaktan da vazgeçeceksin; çünkü o hatıralar bir şeyi deneyimlemekten edinilecek kişisel faydayı hâlâ engellemektedir. … Kendi hayatlarımızı keşfetmek tümüyle bize kalmış bir şey. Öyle çok enerji harcıyoruz ki vekâleten yaşamaya, gerçekten öyle ağır bir iş ki bu, kendini sevdiğin anda buna yeter dersin. Bu enerjiyi içindeki çocuğa, o tamamlanmamış yaratığın başarısına ve gelişmesine harcamalı. Arzunun anonimliğine erişmeyi ve sellerin beni alıp götürmesini isterim. …

(“Hazların Kitabı”ndan)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Işık Çağıldıyor İçeriye

Pencerenin dışında ilkbaharın o uzun hayvanı
güneş ışınlarının şeffaf ejderhası
akıp geçer bitimsiz
bir varoş treni misali – hiç yetişemedik başını görmeye.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Işık var orada, ve bekliyor biri.
Ama benim bekleme sürem dolmadı henüz.
Eğer verdiysem şimdi sana,
Boştu ellerim.

Yağmurun arasından düşer yüzüme

Devamını Oku