İzmir’de Saat Üç’te
Neredeyse boş sokağın önünde
iki dilenci vardı, birinin bacakları yoktu –
biri sırtında taşıyordu öbürünü.
S'io credesse che mia risposta fosse
A persona che mai tornasse al mondo,
Questa fiamma staria senza piu scosse.
Ma perciocche giammai di questo fondo
Non torno vivo alcun, s'i'odo il vero,
Senza tema d'infamia ti rispondo. (*)
Zeytinliklerin boğulmuş platini
ve toprağın ve ölü İspanyolların arasında
o zalim dalgaya direnen
pak hançerin var, ey Jarama.
Oraya geldi Madridli adamlar
Babam Genovevo Gutierrez
Monterey'de öldü, Zapata'nın
peşinden gitmişti. Geceleri kısraklar
yakınında evlerin, dumanı
hükümet birliklerinin, rüzgarda kurşunlar,
mısır tarlalarından fırtınalar.
Cep saatiyim, iyi çalışırım.
Caddeler kertenkelemsi çatlaklardır
Sarptır, saklanacak delikleri vardır.
En iyisi çıkmaz sokakta buluşmaktır,
Aynalı pencereleriyle
40 numaralı otobüsle Njalsgade’den Österbro’ya giderken
şimdi beş değişik kadına
tekrar aşık oldum beş kere.
İnsan nasıl denetleyebilir ki hayatını
bu şartlar altında?
Kadınlardan biri kürklüydü, bir başkası kırmızı lastik çizmeliydi.
Takma bir isim uydurur bu adam
Ve arkasına sokulur bir solucan gibi
Telefondaki bu kadın
Bir erkek olduğunu, bir kadın olmadığını söyler.
Bir polis aracının caddede durduğunu görme korkusu.
Gece uykuya dalma korkusu.
Uykuya dalamama korkusu.
Geçmişin ayaklanması korkusu.
Şimdinin kaçacak olması korkusu.
Gecenin ölüsünde telefonun çalma korkusu.
Burada duralım haydi, katedralin yakınında. Burada bekleyelim haydi.
Tehlike mi sürükledi bizi? Güvenlik bilgisi midir ayaklarımızı
Katedrale doğru sürükleyen? Fakir bizler için,
Cantenbury’nin fakir kadınları için hangi tehlike olabilir ki?
Alışık olmadığımız hangi dert var ki? Bizim için tehlike yok,
Ve katedralde güvenlik yok. Gözlerimizin bizi tanık olmaya zorladığı
Ey Efendim, kurtar beni mükemmel niyeti ve kirli bir yüreği olan
adamdan, çünkü her şeyden daha çok hilekârdır
ve umutsuzca kötülük peşindedir yürek.
Horonit Sanballat ve Ammonite Tobiah ve Arap Geshem
halk ruhunun ve gayretin kuşku duyulmaz adamlarıydı.
Koru beni bir şey elde edebilecek düşmandan




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla