Porsukağacının siyah parmakları sallanır:
Soğuk bulutlar geçip gider.
Körlere böyle işaret verir
Sağırlar ve dilsizler, ve anlaşılmazlar.
Severim siyah beyanatları.
Senin birader benim çalıları budayacak!
Karanlıkta bırakıyorlar senin evi,
Meraklı bitki,
Omuzumdaki ben,
Kaşınmalı dalgınca,
Kanatılmalı, gerekirse.
Kulak verme benim
sessiz ağlayışıma:
bir çölüm ben
ve ağlamalıyım
Kulak verme benim
Kırmızı topuklu kıza eğilir şehzade,
Süzülür kızın yeşil gözleri, yavaşlarken müzik
Saçı parlar gümüş bir yelpazede;
Şarap gibi kayar ışığa misafirler süzülerek
Uzun cam saray salonunun her sarmalında;
Kurbağa Sonbaharı
O merhametsiz anne, yaz, kocayıp eskimekte.
Böcekler kıt ve cılız.
Bu bataklık evlerde yaptığımız
Vıraklamak ve solmak sadece.
Genç ruhlar boğulup gitmesinler yeter ki
Tuhaf işler yapmadan ve tamamen sergilemeden övünçlerini.
Dünyanın suçlarından biridir bebeklerinin donuk büyümesi,
Yoksulu öküz gibidir, bükülgen ve kurşun gibi gözleri.
Bir şey değil açlık çekmeleri, ama öyle düşsüz açlık çekerler ki;
Bir şey değil tohum ekmeleri, ama nadiren alırlar semeresini;
Ah gece! Gündüze dönüşme, gece olarak kal! Bir yıl boyunca gece kal!
Sevgilim yanımda! Eğer yapabilirsen, bir yüzyıl gece olarak kal!
Bekle, tehditkâr şafak! Bozuyorsun oyunumuzu,
Öldürüyorsun sevincimizi, üzüyorsun bizi!
Kaçırıyorsun gece karanlığında sürdüğümüz sefayı!
Taşlar zamandır
Rüzgâr
rüzgârın yüzyılları
Ağaçlar zamandır
insanlar taştır
Rüzgâr
Köylü delikanlılar
yeni oturma odaları inşa ederler
ne ki hiç kadın yok taşrada
köylü delikanlılar
yeni giysiler, ayakkabılar ve arabalar satın alırlar
ne ki hiç kadın yok taşrada
Koyu Ağaç, Koyu Su
Bu ağaç yanar koyu bir tütsü
Çıkararak. Soluk yosun damlaları
Dirsek yeninde, başak kılçıkları




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla