Rafael Alberti’ye (Puerto de Santa Maria, İspanya)
Rafael, İspanya’ya gelmeden önce şiirin selamlamıştı
beni yolda, harfin bir gülü, tahtadan oyulmuş bir salkım,
Anne, anneciğim, hangi edepsiz halayı
Ya da hangi şekli bozulmuş ve çirkin
Kuzeni akılsızca davranarak
Davet etmedin vaftiz törenime, ki O
Kendi yerine kafaları örgü yumurtalara benzeyen
Bu kadınları gönderdi baş sallamaya
Rahoon’a yağmur usulca iner, incecik,
Düşer esmer yarimin kabrine incecik.
Sesinin kederi gel der, mahzunca
Gri ay ışığında.
Dinle sevgili,
Gülümseseydi ay, sana benzerdi.
Güzel bir şeyle aynı izlenimi
Bırakırsın, fakat yok edicisin.
İkiniz de ışığın büyük ödünç alıcılarısınız.
Acılanır dünyaya onun O-ağzı; seninkiyse umursamaz.
Galilee Cana’sındaki Evlilik İçin
Ey koyu-gözlü
Düşlerimin kadını,
O muhteşem denizin göbeğisin, Tepito-te-henúa,
denizin atölyesi, söndürülmüş taç.
Senin lav püskürtülerinden yükseldi insanın
alnı okyanusun yücesinde,
taşın çatlamış gözleri
ölçtü o siklonsu evreni,
Atmacanın çevrimsel sessizlik noktası altında
ileri yuvarlanır deniz gürleyerek ışıkta,
çiğner körü körüne yosundan ve homurtulardan dizginini
sahil boyunca köpükler.
Yarasaların algılaması misali sarmalanmış karanlıklarla
O çok güzel Normandiyalı yosmanın gözlerinde
Birdenbire keşfetmek
British Museum’daki o çok bilge çalışanın gözlerini.
Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Pan öldü. Ulu Pan öldü.
Ah! Eğin başlarınızı, bütün
Kızlar,
Ve örün O’na tacını.
Yapraklarda yaz yok,
(Paris Botanik Bahçesi’nde)
O daimi parmaklıklardan öyle bıktı ki,
hiçbir şey barındıramıyordu bakışı.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla