Bu ağaçlar yaşayamaz daha küçük bir gök altında,
bu taşlar yaşayamaz yabancıların ayakları altında,
bu yüzler yaşayamaz hissetmezlerse güneşi,
bu yürekler yaşayamaz adalet içinde yaşamazlarsa.
Sessizlik kadar keskindir bu arazi,
Acı çektim bütün bir gece, bütün gece korkudan titredi durdu etim taşıdığı armağanı getirmek için. Şakaklarım yıkandı ölüm-terinde; ama ölüm değildi o, hayattı!
Ve şimdi çağırıyorum seni Sonsuz Şirinlik adıyla, ah Tanrım, sen doğurtacaksın O'nu usulca.
Doğmasına izin ver artık, ve bırak yükselsin acı dolu çığlığım şafakta ve kuş-cıvıltılarına karışsın.
Saç üstümüzden tuhafça taşan cennetin suyudur
Sıklıkla bir kadın uzun saçlarından aşağıya doğru savrulur ve kaybolur
Bill Knott (1940-2014, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Okyanusa kıyı olmaktan daha büyük
Sadakat düşünemez yürek,
Bir duruşun kıvrımını tutarak,
Sayısız bir tekrarı sayarak.
Robert Frost (1874-1963, ABD)
Hayır, ilkbahardan beklenmiyorsunuz,
ne taçyaprağının susuzluğunda
ne de dut renkli balda
lif lif örülüyorsunuz asmalarda ve salkımlarda,
fakat fırtınada, paçavralaşmış kubbede
çatlağın üstünde köpüklenen suda,
Oy, evet, hatırlarım,
oy içi kararmış ışıkla dolu
kapalı gözlerini,
açık bir el gibi bütün bedenini,
parıldayan bir ay salkımı gibi,
ve esrimeyi,
Issız mezarlıklar var,
sessiz kemiklerle dolu mezarlar,
yürek bir tünelden geçmek zorunda,
karanlık, karanlık, karanlık,
bir geminin batışı gibi ölüyoruz içimizden,
boğuluyoruz sanki yüreğimizde,
Elini tuttuğunda elim
unuttum parmaklarımı.
Gece sana şiir yazmak istedim
fakat yazacak parmaklarım yoktu.
Ertesi gün buluştuğumuzda
dedin ki: Dünkü şiiri
Bana öğüt vermiş olanlar
her gün daha da delileşti.
Çok şükür aldırmadım onlara
ve taşındı hepsi birlikte yaşadıkları
ve geniş gölgeli şapkalarını
sürekli değiştirdikleri başka bir kente.
Bana tanımadığım kişiyle kardeşliği verdin.
Bütün yaşayanların gücünü verdin bana.
Bir doğum gibi verdin bana yeniden yurdumu.
Yalnız olanın sahip olmadığı özgürlüğü verdin bana.
İyiliği bir ateş gibi yakmayı öğrettin bana.
Ağacın gereksindiği düzlüğü verdin bana.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla