İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Yedi göl ve kimsenin yazmadığı bu dizeler için:
Yağmur: ıssız ırmak; bir yolculuk,
Donmuş buluttan ateş, alacakaranlıkta ağır yağmur
Kulübe çatısı altında bir fener vardı.
Kamışlar ağırdır; eğilmiştir;
ve ağlarcasına konuşur bambular.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dumanlı ışıkta saray,
Sadece için için yanan sınır taşlarının yığınıdır Truva,
ANAXİFORMİNGES! Aurunculeia!
Duy beni, ey Altın Pruvaların Cadmus’u!
Pırıltılı taşları yakalayıp parıldar gümüş aynalar,
Biz uyanıncaya dek sürüklenir yeşil serin ışıkta şafak;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Müsrif aşk, niçin harcarsın kendine
Kendi güzelliğinin mirasını?
Karşılıksız vermez doğa, ödünç verir sadece,
Ve esirgemez ödünç verirken cömertlere.
Ey güzel cimri, niye kullanırsın kötüye
Veresin diye sana cömertçe verilmiş olanı?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

50. Kanto

“Devrim” dedi Bay Adams,
“Lexington’dan on beş yıl önce
İnsanların kafalarında gerçekleşti.”
Peter Leopold’un Lordluk devrinde olmuştu bu

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Parıltılar
göğün zihninde Tanrı
ki gözümüzde
güneşten daha çok
yaptı onu.
Beşinci element; çamur; dedi Napolyon (*1)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

55. Sone

Ne mermer ne de prenslerin yaldızlı anıtları
Bu güçlü kafiyeler kadar yaşayacak;
Pasaklı zaman lekeleyecek tozlu mezartaşını,
Sen daha çok ışıldayacaksın bu dizelerde ancak.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Muazzam hacim, dev kütle, aynı anlama gelir;
Ecbatan, saat işler ve yok olur
Tanrı’nın dokunuşunu bekleyen gelin; Ecbatan,
Biçimli sokaklarıyla o şehir; hayal gücü yeniden:
Aşağıda viae stradae’de, harmanili ve eli silahlı kalabalık,
Koşuşturuyorlar kalabalığın işlerine,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bütün gözlerin konduğu şu başyapıtı
Hünerli ellerle biçimleyen o saatler,
Aynı güzelliğe gösterir sonra zorbalığını
Ve o eşsiz güzellikten kalmaz hiç eser;
O gudubet kışa götürür yazı zaman
Öldürmek için hiç soluk almadan;

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dalgalar çakıllı sahile nasıl varırsa,
Öylesine acelecidir dakikalarımız sona doğru,
Önünde gidenin yerini alır arkadaki dakika,
Ardışık bir gayretle atılırlar ileri doğru.
Doğarız, o ana ışıkta bir kereliğine,
Tırmanırız olgunluğa ki taçlanınca onunla,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bitap gecede ağır gözkapaklarımın
Görüntünle açık durması mıdır muradın?
Arzun bölünmesi midir uykularımın?
Sana benzer gölgeler bakışımı mı kandırsın?
Yuvasından bu denli uzak, özünden gönderdiğin
Ruhun mudur, yaptıklarımı gözlesin?

Devamını Oku