İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Her şey tehdit ediyor bizi:
zaman canlı kırıntılarda ayırır gibi
geleceğimle
şu anda olduğum şeyi,
palayla yılan gibi;
bilinç, berrak, dolanır durur bir o yana bir öte yana,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Toprağın yüreğine dayadım kulağımı
Yağmura sevgisini anlatıyordu

Suyun yüreğine dayadım kulağımı
Kaynaklara sevgisini anlatıyordu

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Vuruşlarından sonra ormanı çınlatır
Baltalar,
Ve yankılar!
Atlar gibi yankılar
Merkezden uzaklaşır.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yeni kurumuş bir toprak için yazıyorum, henüz
taze daha çiçeklerden, çiçek tozundan ve harçtan,
beyaz kubbelerinin yuvarlak boşluklarını temiz kara karşı
tekrarlayan bir kaç krater için yazıyorum,
ifade ediyorum kendimi uçurumdan yeni yükselmiş
demir grisi dumanın beraberinde getirdiği şey gibi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy


SORULAR VE CEVAPLAR

Zeynep'e...

Biz niye

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Sevgilim, bir soru var
seni tümüyle mutsuz eden.

Geri geldim sana
o dikenli kuşkudan.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Söyle bana, çıplak mıdır gül,
ya da başka giysisi mi yoktur?

Niçin saklar ağaçlar acaba
köklerinin görkemini?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Söyle lanetlenmiş, nedir elinden gelen rüzgâra karşı?
Nedir elinden gelen, ey lanetlenmiş,
çiçeklenip filizlenene karşı,
sessizce ve tetikte beni bekleyen ve seni kınayana karşı?
Ey lanetlenmiş, satın aldığın her şey
ihanetinin salkımında sallanır,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yemiştim
buz kutusunda
bulunan
erikleri

ve onları

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yazı yazarken kınıyor beni sol elim.
Diyor ki: neden anıyorsun onların adını? nedir onlar?
anlamı nedir onların?
Neden bırakmıyorsun kalsınlar anonim olarak
kış çamurlarında, atların işediği o çamurlarda?
Ve cevap veriyor sağ elim: “Doğmuşum ben

Devamını Oku