Düş kurmayı yeğlemem; orada bulur beni
Eylemlerin bazı garip eski arzuları.
Bazı yaşlı savaşçıların tutmaz ellerini bulur gibi
Kılıç kabzası ya da savaşta zedelenmiş tanıdık miğfer
Geçici bir canlılık ve uzaklara kaçmış bir kurnazlık getirir,
Benim ihtiyarlamış ruhuma –
Garip bir kedidir Rum Tum Tugger:
Kendisine bir sülün sunsanız, orman tavuğu ister.
Bir eve koysanız onu, bir daireyi tercih eder,
Bir daireye koysanız onu, o zaman da ev ister.
Fare yakalasın istersiniz, kendisi sadece sıçanları ister,
Sıçan yakalasın istersiniz, o zaman da bir farenin peşine düşer.
Rüya Semineri
Dünya üstünde dört milyar insan.
Ve herkes uyuyor, herkes rüya görüyor.
Her bir rüyada tıkış tıkış yüzler ve bedenler –
rüyada görülen insanlar bizlerden daha fazla.
Saat on iki.
Aysı bir bireşimde tutulmuş
Sokakların kapsamı boyunca,
Fısıldanan aysı tılsımlar
Eritir belleğin döşemelerini
Ve onun bütün belirgin ilişkilerini,
Sabah ayazı:
Serçeler topluca duruyor
Yok hiçbirinin boynu.
James W. Hackett (d.1929, A.B.D.)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Sabah fırtınalarla dolu
yüreğinde yazın.
Beyaz mendiller gibi veda ediyor koşturan bulutlar,
rüzgârla sarsılmış, bir göçebenin elleriyle.
Sabah Kuşları
Ön camı çiçek tozlarıyla kaplanmış
arabayı uyandırıyorum.
Takıyorum güneş gözlüklerimi.
Kararıyor kuş şakıması.
Semiz altın bir saat gibi ayarladı seni aşk.
Şamarladı ayak tabanlarını ebe, ve cavlak çığlığın
Elementlerin arasında aldı yerini.
Seslerimiz yankılanır, gelişini büyütür. Yeni heykel.
Cereyanlı bir müzede, çıplaklığın
Kara sırtlı martı, güneşin kaptanı, ilerliyor rotasında.
Altında deniz var.
Şimdi uyukluyor hâlâ dünya
sudaki çok renkli bir taş gibi.
Belirsiz gün. Günler –
Azteklerin simgeleri gibi!
Ah, oğul, bilir misin, bilir misin,
nereden gelirsin?
Beyaz ve aç martılı
bir gölden.




-
Esel Arslan
Tüm YorumlarEdebiyatın böylesine ayaklara düşürüldüğü
ülkeme damla damla uzaklardan gönderdiğiniz çeviriler
biz şiir severlere gürül gürül akan ırmaklar oluyor.
Sonsuz teşekkürler,sevgi ve saygılarımla