İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Rahoon’a yağmur usulca iner, incecik,
Düşer esmer yarimin kabrine incecik.
Sesinin kederi gel der, mahzunca
Gri ay ışığında.

Dinle sevgili,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Gülümseseydi ay, sana benzerdi.
Güzel bir şeyle aynı izlenimi
Bırakırsın, fakat yok edicisin.
İkiniz de ışığın büyük ödünç alıcılarısınız.
Acılanır dünyaya onun O-ağzı; seninkiyse umursamaz.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Galilee Cana’sındaki Evlilik İçin



Ey koyu-gözlü
Düşlerimin kadını,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O muhteşem denizin göbeğisin, Tepito-te-henúa,
denizin atölyesi, söndürülmüş taç.
Senin lav püskürtülerinden yükseldi insanın
alnı okyanusun yücesinde,
taşın çatlamış gözleri
ölçtü o siklonsu evreni,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Atmacanın çevrimsel sessizlik noktası altında
ileri yuvarlanır deniz gürleyerek ışıkta,
çiğner körü körüne yosundan ve homurtulardan dizginini
sahil boyunca köpükler.

Yarasaların algılaması misali sarmalanmış karanlıklarla

Devamını Oku
İsmail Aksoy

O çok güzel Normandiyalı yosmanın gözlerinde
Birdenbire keşfetmek
British Museum’daki o çok bilge çalışanın gözlerini.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Pan öldü. Ulu Pan öldü.
Ah! Eğin başlarınızı, bütün
Kızlar,
Ve örün O’na tacını.

Yapraklarda yaz yok,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

(Paris Botanik Bahçesi’nde)



O daimi parmaklıklardan öyle bıktı ki,
hiçbir şey barındıramıyordu bakışı.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İlkbahar...
Amma da uzun...
Gongula...



Devamını Oku
İsmail Aksoy

“Gayrı insan değilim artık, niçin insanlık taklidi
Yapayım ki ben ya da kuşanayım o kırılgan kisveyi?
İnsanlar tanıdım, ve insanlar, fakat hiçbirinin özü
Öyle özgür büyümemiş ki, ya da olmamış
Benim olduğum gibi, Element’in sadece kendisi.
Sis geçer aynadan ve ben görürüm!

Devamını Oku