İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Gece, hava ya da şafak dokunmasın sana asla,
fakat gece yalnızca, üzümlerin içi,
o saf suyu duyduğu zaman büyüyen elmalar,
mis kokulu ülkende balçık ve reçine.

Gözlerinin dünya ışığını gördüğü Quinchimalí’den

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ölürsem, sağ kal bütün pak gücünle
uyandır ölümün ve soğuğun öfkesini,
kaldır kalıcı gözlerini güneyden güneye,
duyulsun gitarın ağzı güneşten güneşe.

İkircikli olmasın gülüşün ve adımın,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Tuzun gülü gibi ya da topaz gibi
ya da ateşi çoğaltan karanfillerin oku gibi sevmem seni:
karanlık bazı şeylerin, gizlice, gölgeyle ruh arasında,
sevildiği gibi severim seni.

Çiçeklerin ışığını içinde gizleyen

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çıplak ellerinden biri gibi yalınsın, pürüzsüzsün,
dünyevisin, küçüksün, mükemmelsin ve şeffafsın,
ayın zambakları sende, elma yolları,
çıplak incesin çıplak buğday gibi.

Çıplak mavisin Küba gecesi gibi,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Aramızda büyü kalmadı artık
Diğer insanlar gibiyiz birlikte,
Ne sen yaratırsın bende tansık
Ne de ben sende.

Rüzgârdın, ve denizdim,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dayanılmaz ses, serpiştirilmiş
tuz, başkasının yerine geçen
kül, en uçtaki çiy incisinde
hüzünlü bakır dehlizlerde
kör ayın ortaya çıktığı siyah dal.
Hangi madde, hangi boş kuğu

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ateşi ve soğuğu ve öfkeyi tüküren
volkanları rahatsız eden nedir ki?

Niçin keşfedemedi İspanya’yı
Kristof Kolomb?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ateş Karalamaları

Sadece seninle sevişiyorken
kıvılcım çakardı benim hayatım o kasvetli aylarda.
Bir ateş böceği misali yanıp sönerdi, yanıp sönerdi
– aralıklı olarak izlenebilirdi yolu

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Dünyanın sonu ateştir diyor bazıları
Bazıları da buz.
Arzuyu tatmış biri olarak
Ateşin tarafını tutuyorum ben.
Fakat dünya iki kere yok edilebilse
Buzla yok oluş da

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Atlara Saman

Mariposa’dan geçerek
San Joaquin’in uzak köşelerinden
Tehlikeli dağ yollarını aşarak
Gecenin yarısında yol aldı,

Devamını Oku