İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

XXXIII

içimizdeki görünmez kırıp döker tüm uzayları
ve ölçülebilir hiçliğe ulaşır bütün yarış parkurları

ve saniyeler taşlaşır ve perspektifler zalimlik

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XXXIV

korallerin katı ağzı ve canı gönülden ayrılık arasında
her şeyi pusla sarmalayan canilerin nefes alışları arasında

kırbaçlanarak öldürüleninkine göre daha katı bakıncaya dek

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XXXIX

tutarlılığın armağanını her daim geri çekilip dilenen sen değilsin
yüreğin karanlık gezegeni olan çember pistinde koştuğunda keman

ki döner bize çehresini gümüşlenmiş renk tonuyla

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XXXV

ölümün tünellerinden geçtikten sonra zamanıydı
umudun bizi yeni bir umutsuzluğa sürmesinin

hissettik bir makinenin yağlı havasından nasıl geçtiğimizi

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XXXVI

yanar şarkı ve ben silip kurularım alındaki kırmızı ışıltıyı
umut parçalanır ve düşer denize yanlış tarihlenmiş kulelerden

benim tek kaderim özler yıldızını

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XXXVII

kendi ağımızda nefes nefeseyken patlıyor acizliğimiz
ve tüketen aşığın kendi kendisine duyduğu nefret

bir uçurum kılığındaki kaderimiz doğrulur

Devamını Oku
İsmail Aksoy

XXXVIII

labirentteki maralın tırnağı hakkındaki hatırayı düşlerim
hayatını kurtarana aldırmazın söylediği söz gibi

aynaları ve sonsuzluk dumanı misali akan suları düşlerim

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yorumlu Portre

İşte tanıdığım bir adamın portresi.
Oturuyor adam masada yayarak gazeteyi.
Gözlüklerinin ardında devriliyor gözleri aşağı doğru.
Yıkanmış kıyafetleri çam ormanının parlaklığıyla.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ysolt’a Methiye

Gönlüme eğilmeyi öğretmek için,
boş yere çabalayıp durdum;
“Senden büyük nice şarkıcılar var” diye
ona boş yere söylemiş oldum.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kont Villamediana’ya adanmıştır



Toprak ıslak gözkapaklarıyla doluyken
küle dönüşür ve katılaşır, kalburlanmış hava,

Devamını Oku