İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Mavi bir taş gibi yontulmuş Acapulco,
uyandığın zaman şafak atıyor kapındaki denizde,
bir trompet salyangozu gibi
gökkuşağı renkli ve kenarları işlemeli,
ve taşlarının arasında kayıyor bir yıldırım gibi titreyerek
denizin ışıltısıyla dolmuş balık.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Esiyor rüzgâr Güney'den
üzerinde Lincoln'un mezarının ve sürüklüyor
sesleri ve kent ve ağaç elyaflarını beraberinde
hiç bir şey olmuyor O'nun mezarında harfler kımıldamıyor
mermer düzleşiyor yüzyılların geç gebeliğiyle
yaşlı efendi yaşamıyor artık

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Ve Li Po da sarhoşken ölmüştü.
Sarı Nehir’de bir ay vardı,
Kucaklamaya çalışmıştı.

Ezra Pound (1885-1972, ABD)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Taşlar gibi
Duygudan yoksun dinliyorsun şarkımı.
Kesin ve karşı koymayarak unutuyorsun sen.


Füruğ Ferruhzad (1935-1967, İran)

Devamını Oku
İsmail Aksoy

- I -
Zemherinin baharı kendine özgü bir mevsimdir
Gün batımıyla sırılsıklam olsa da ebedidir,
Kutupla dönence arasında, zamanda gerilmiştir.
O kısa gün en aydınlık iken, kırağıyla ve ateşle,
Geçici güneş alazlanır buzda, gölette ve hendeklerde,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

İpek hışırtısı yarıda kaldı,
Meydanın üstünde sürüklenir toz,
Adımların sesi yok, ve yapraklar
Üşüşür destelere ve kımıltısız durur,
Ve yüreği neşelendiren kadın onların altında:

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Alfama semtinde şakıyordu sarı tramvaylar yokuş yukarı.
İki hapishane vardı. Biri hırsızlar içindi.
Parmaklıklı pencerelerden el sallıyorlardı.
Haykırıyorlardı fotoğraf çekilmek istediklerini!

Yarılmış bir insan gibi kikirdeyerek “fakat burada” dedi kondüktör,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Martínez, El Salvador’un
şarlatan hekimi, dağıtıyor
değişik renkli ilaç şişelerini
bakanlar teşekkür eder gibi
diz çökmüş önünde itaatkar reverans içinde.
O küçük sahtekar, vejetaryen,

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Bir martini isterim.
En çok iki tane.
Altındayım masanın üçten sonra,
Ev sahibinin dörtten sonra.


Devamını Oku
İsmail Aksoy

O bella bionda,
Sei come l’onda!

Serin tatlı çiy’den ve biraz parlaklıktan
Ördü ay sessizliğin ağını
Bahçesinde bir çocuğun

Devamını Oku