İsmail Aksoy Şiirleri - Şair İsmail Aksoy

İsmail Aksoy

Buharlı bir sabahta, sürü halindeki dağları gördü karga.
Ve sarmallarında bütün dünyayı barındıran
Karanlık omurgalı denizi gördü.
Siyahta buharlaşıp giden yıldızları gördü, hiç ormanının
Sporlarını karartan mantarlarını, Tanrı’nın zehrini.
Ve titredi Yaradılış’ın dehşetinden.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Efendim, kim yarattı dünyayı?
Bilmiyorum, evlat –
Bak şu sinek tepeciğindeki karıncalara.

Efendim, kim yarattı dünyayı?
Tanrı diyor bazıları -

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kime sorabilirim burada
ne yapılacağını bu dünyada?

Niçin deviniyorum istemeden,
niçin sakin duramıyorum?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kime soracağım saatin kaç olduğunu
eğer ölürsem şimdi farkında olmadan?

Bütün bu yapraklarını
nereden almış Fransa’daki ilkbahar?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kim geliyor diye sorarsın
İstersin ki biri gelsin
Bilmez misin ki gelmesi gereken sensin
kendi kendine, fakat hiçbir Tanrı’ya değil
Hiçbir şeye
Kapıları açıktır

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kim ikna edebilir denizi
makul olması için?

Yıkarak neler alır acaba deniz
mavi kehribardan, yeşil granitten?

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Başım çarpar yıldızlara.
Ayaklarım dağların doruklarında.
Parmak uçlarım ovalarda
ve evrensel hayatın kıyılarında.
Ulaşır ellerim tözlerin ses veren köpüğünde derine
ve oynar kaderin çakıl taşlarıyla.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Yok bir ruh
bu ağaçların arasında
Ve ben
bilmiyorum nereye gittiğimi


Devamını Oku
İsmail Aksoy

Çiçeklenme ayı geçti. Toplandı meyve,
Yenilmiş ya da çürümüş. Büsbütün bir ağızım ben.
Ambarların dolum ayıdır Ekim.

Bir anne karnı gibi küflüdür bu baraka:
Eski avadanlıklar, tutamaçlar ve paslı pimler.

Devamını Oku
İsmail Aksoy

Kim yiyip bitirdi gözlerimin önünde
sivilcelerle kaplı bir çekiç balığını?

Kim suçluydu, köpekbalığı mı
yoksa kanla lekelenmiş balıklar mı?

Devamını Oku