Bir ev ki adı baba ocağı,
Girenler umutla örerdi saçağı.
Emekle, alın teriyle yoğrulan bu toprak,
Şimdi yabancı mı, neden böyle ırak?
"Evladım" denilen o sıcak ses,
Şimdi bir disiplin, bir soğuk nefes.
Baba, kendi evine duvar mı örer?
Göz göre göre, kendi dalını mı kırar?
Hani nerede o eski, o kucaklayan el?
Yoksa mevsim değişti, esiyor başka yel.
Bir iskele babası mı oldun başında,
Yolcu beklerken, yalnızlığın taşında?
Gelen geçene "geçme" diyen o sert tavır,
Oysa ocağın ateşi, sevgidir, sabırdır.
Evlatları harcayıp, kaleyi kurmak mı hüner?
Unutma ki rüzgar diner, o ışıklar söner.
Yıkılmaz sanılan o büyük surlar,
İçindeki vicdanın sesini duymazlar.
Baba, evladını yok ederek büyümez,
Bu hesap günü, tarih asla unutmaz.
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 22:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!