iyi ki doğdun peygamberim
ne diyeceğimi bilmiyorum
ya tüm sözlerimden ötesin
ya da ben seni tanımıyorum
bu nasıl bir şey, anlamıyorum
sen karanlıklara nur gibi doğdun
fotoğraflarda kalmış o kadim mutluluklarımız
ağlıyormuşuz, yakarcasına cesedini acının
hiç gülmemişiz dudaklarımız tebessüm ederken
o bir maskeymiş, ayrılığı kahkahalarla örtmüşüz
yoksun ki diyeyim
hayalinin önünde
diz çöküyor kelimeler
denizde yürüyen gemiler gibi
karasız ve limansız
ve kalpsiz ve sahipsiz cümleler
kedi’ye…
bir başkasını göstermeye yeminliymiş gibi
her bakışımda bana yalan söyleyen aynalar
kaybetmekten korktuğumuz her şeyi
terk edip gittiğimizde anlarız ki
kaybetmek için biriktirmişiz
tüm sevdiklerimizi
cenaze merasimlerinde
sen yorma kendini
ben yürürüm
bir başıma
annesini yitirmiş kediler gibi
hayalden bir anneye sığınırcasına
ıssız sokaklarda
…
insanlar gitmek için gelirler
bazen ansızın
bazen yavaş yavaş giderler
yağmur olur ağlar gözlerin
sen üzülürsen kalbi kırılır dünyanın
zamansız esmeye başlar rüzgarlar
sen üzülürsen inleyerek ağlar gökler
yerlere iner damla damla melekler
bazen bir acı duyar insan
nereden geldiği belli olmayan
bir kurşun gibi saplanır birden
delip geçer ruhun bam telinden
bir sızı başlar ciğerde
bir yangın kopar yürekte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!