Bu gün yine hüzünlere bağlandım
Acıklı meledüler kulağımda teselli gibi
Anımsamalar nöbetindeyim eskiye dair
Birde üstüne gidenler gelince aklıma
Hasret nöbetlerinde özlemek kırizindeyim
Yürek, elemli şarkıları matemler içinde dinlemekte
Aç avuç içini, kirli çamaşırlarımın kalıntılar kalmış elinde.
Emek denen meşakkatlerin var, anıları dün gibi hala taze.
Ağlamalarım, gecelerini uykusuz bırakırken, seni yorgun.
Şefkat denen hasletİ, senden başkasında bulamadım annem
Sevgin hala büyütemez, kucağın da çocuk görür gözlerin.
Hasretin ateşi yaktı, halim ey aman.
Vuslata kaldı desem, belli değil geleceğin zaman.
Ümit fıtratınla, beslenirken şu garip gönlüm.
Beklemek azap, hayat beklemekten, takatsiz bitap.
Yaktı yokluğunun hasreti, ahvalim oldu ey aman.
Ben geldim eski günlerim, yaşım geçmiş, belim bükülmüş.
Kalbim, hüznün mateminde, bin bir acılar ile geçilmiş.
Badeyi aşk ile içerken gönül, cürmüm bir yok hale düşmüş.
Genç hali bitmez sanırdı nefsim, dizlerim yollara küsmüş.
Anılarım boynu bükük, üç beş hasbihâli yol gözlemekte.
Biliyorum, tepesine çıktığım ağaç, tekrar çıkmamı beklemekte.
Ne isimler yazılı, çınarın gövdesinde.
Anılar söyleşir, çınarların nicesinde.
Yalnız kalınca koca çınar, parkın bir köşesinde,
Gövdesinde sitemle yazılan, anılarla cebelleşmekte.
Zaman akıp gitti, ne muhabbetlere yarenlik etti.
Güneş guruba düştü, bu gün, düne varmakta zaman.
Her ne varsa ana dair, sindirerek yaşamak lazım.
Elden kaçmadan bu gün, sindir her ne ise yaşadığın.
Duymakta isen, bir serçenin, mutluluk saçan sesini,
Bir de, gölgesinde oturmakta isen, o yaşlı çınarın,
Gün düne varmakta, az kaldı kesilecek nefesi.
Düştü dalından yaprak, soldu rengi ruh sarı.
Bitince mevsim, esince rüzgâr, yere düşmüştür yaprak.
Hazanın sonbahar ile geldiğini, o zaman anlayacak.
Ne çare tükendi zamanı, ahvali artık toprakta gazel olacak.
Düştü toprağa dalından yaprak, serildi cürmü yerlere.
Ben seni görmeden sevdim, ey sevgili.
Rahmetine ve şefaatine muhtaç iken, bu aciz beden,
Ve bir sürü, nimetler içinde iken ben,
Ruhum aç doymuyor nefsim, olmadığın için sen.
Seni ne kadar çok özledim, ey sevgili.
Hasretin yaktığı, gözyaşlarımın aktığı şu günlerde,
Sensizliğin avuntularında oyalanırken, gecenin sessizliğindeyim.
Kimsesizim duygularım, aylak dolaşırken anılarda yalnız başına.
Elbet bir gün bulacağım, mutluluk denen o ulaşılmaz duyguyu.
Ve elbet bitecek, ağlak ahvalimin acı geceleri ve firari uykularım.
Gözlerimin isyanı başlama arifesinde, yaşlar boşalmaya namzet.
Ağlamakta keman, nağmeler sensizliğe öksüz.
Güftesin de anlatmalarım, yokluğuna hasret.
Dilim adını söyledikçe, yüreğim ağlamaktan bitap.
Yalnızlıklar sarmış bahtımı, öksüzüm sensiz.
Yoklar sarmış benliğimi, hiçler çekmekte şu garip kalbim.




-
Kardelen Tuba
Tüm Yorumlarselamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...