Bir hicre yol aldı, ahuzar ile gönül
Peyma ne naçar oldu ahı vah ile Güzin
Gel meşk edelim hüzne dalmasın yüzün
Tez açtı Laleler, geldi bahar gitti hüzün
Bülbül güle dil şad oldu, gece gündüz avaz eyler
Akşamlar kacaktı, kaçaktı karanlıklar.
Çocuk çığlığıydı, içimde ki canhıraş bağırışlar.
Masumdu düşlerim, katledilirken hayallerim.
Yabancıydı yer ve mülteciydi şiirlerim.
Mısralarım da, ilticaya yeltenirken kelimeler
Nedenlerdir aslında sebebiyetlerin senaryoları
Karşıma çıkışın bile orda olmam nedeniyle başlar
Nedenlerden doğar şiirler acılı acısız sebebiyetlere
Bir sebeple ordasındır acının ta ortasına denk gelirsin
Bazen sevinçler yaşarsın zincirleri koparıp atarsın acıların
Duygusallaşırsın bir gün bir sürü nedenlere matap olursun
Senle olduğumda sabahları, yönüm sana bakar Doğusu sensin, yüzünden başlar doğmaya güneş
Ay gizlenir geceden, hilal olur gün ışıdığında kaşlarına
Saçlarından süzülür, en cömerdinden ışıkları güneşin
Fırtınalar kopar kalbimde, sadece benim duyduğum
Ve yağmurlar yağar içimde, damlası deydiğin de yüreğime Sellere kapılıp gider benliğim, bir akarım ki senin yönüne
Aforozlar yutmuş olur, girdabında kaybolurum yok olurum
Ne güzel, söylenesi şarkılardı onlar.
Anıların en derininden ve hala söylenen.
Şimdi yaşamasa da, hala onları söyleyenler.
Aynı mutluluğu vermekteler, dinlerken
Hatıralarda, gezinmeler başlıyor en içlisinden.
Dertlenerek dinleyip, demlenir oluyoruz hüzünden
Kür-reyi arz da çamur idin, canlandı cismin.
Rahman lütfetti var edip, insan etti ismin.
Sen ki çamurdan peyda oldun. Bilmez misin kendini.
Nankörlükte çığır açtın, kıymet bilmez yezit seni.
Kendine bir bak, ne güzel yaratmış, yaratan usta.
Merhaba, mahallemin seksek oynayan küçük kızı.
Mahallemizden, bir sürü sitemler gönderdiler, vefaya dair
Dün, çok seneler sonra eski mahallemize gittim.
Eskileri yâd edip, hatıralarla hasbıhal edeyim diye.
Hüzünlerim cebimde, vardım o eski mahallemize,
Bizler, büyüyüp gittiğimizden bu yana, ne kadar değişmiş.
Yer demir gök demir
Anne burası neresi ben neredeyim
Bir şarapnel parçasına yem olmuş bedenim
Ben Hakkâri de olurdum amma Diyarbakır da vuruldum
Kahpe bir kurşun ile şehit oldum, şahit olun ey halkım
Sana hüzünlerim olsun saf kırgınlıklarımla
Ne en içten ağlamaları nede hüzünleri bırakacağım
Bütün kederleri sırtlanıp sevinçleri sana salacağım
Sonbaharlarım olacak kısa günlere takılacağım
Ve dökülen her yaprakla biraz daha tükeneceğim
Takvim yapraklarına bakmayacağım kaç zaman oldu diye
Çiçekler bezedim sana, hep şiirlerim de
Mevsimleri bile ters çevirdim, kış günün de
Adın destan olup, binlerce defa, geçti için de
Herkes sevdi yazdıklarımı, bir sana sevdiremedim
Kalemim bile senden taraf olup, ızdırapı bana




-
Kardelen Tuba
Tüm Yorumlarselamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...