Kıvrak mazeretlerin sahtekar yalancısı
Karanlık matemlerini göm gömebildiğince
Hangi sarhoş alıntılarda kaldıysan geceden
Bırak gün ışıdı artık tepeden
Kundaklanmış bebek misali sarmakta bu şehir
Bir bak hangi köşede garip ağlamakta
Bunca yaşadım, boşa geçti ömrü hayat
Ne sefa sürdüm, ne de gördüm bir rahat.
Hüzün müptela olmuş, yoktu işlediğim kabahat,
Gel de gönlüm, bunca çekilen çileyi, bir kelamda anlat
Gel dost, yâren olalım tek yürek gibi bağlanarak.
İnsanlık inlemekte, kalpler taşlaşmış, yerlere serilirken merhamet.
Deniz kıyılarına vururken çocuk cesetleri, acıya suskun kalıyorsa insanlık.
Ve gazlarla öldürülüyorsa sebi sübyanlar, analar feryat figan ağlıyorsa.
Sessiz kalanlarının cümlesine, küfür kafir olmadan, gel de sus, susabilir sen.
Istırapları ve çileleri yaşatanlar, ortalarda dolaşırken.
Geleceksen durma artık, bekleme gel.
Aşk güçlü, cesur ve cefakar insanları sever
Varsın istemesinler, dinlemem hiçbir engel.
Gel güzelim şahlansın sevda, sular, seller ile gel.
Vuslata ermek, derdi çekmek ile olur gülüm.
Bütün sevgilerini al yanına gidişimiz başlayacak
Yağmurlar hüzünlerimizden yıkayıp paklayacak
Ve bulutlar bütün matemleri rüzgârlara katacak
Haydi, yürüyelim güneşe istikbalimiz parlayacak
Tut ellerimi, alma yanına mazide kalmış hüzünleri
Haykırmak istiyorum, söyleyemediklerime dair
İçimde gömdüğüm, suskunluk mezarlarından
Çekip çıkarmak, çığlıklarla bağırmak istiyorum
İçimden silip atmak geliyor, söyleyemediklerimi
Kendi kırgınlığımın, üstünde olmamalı, kırgınlıkları
Düşündükçe anlamayanları, haksızlık ettim kendime
Haylazım İstanbul, bu gün işe gitmeyeceğim
En aylak halimdeyken ahvalim, sana geliyorum
Cebimde eski hatıralar, birde ara sıra sana yazdığım şiirler
Yeni camide güvercinlere yem atacağım
Ve balık ekmek yiyeceğim, balık tutanları seyredeceğim köprüde
Nasılsa haylazım bu gün, vaktim ise en aylak halimde
En günahkâr halimdi miladım, dediğim öncesi zaman
Bil cümle gelmeden son demde ahir mekân
Tövbelerim sana olsun rahim ve rahman olan
Sen ki suretimle ak eyledin beni ben bilmedim kıymetini
Dalıp da dünyanın sapkın haline, uydum acizce zalimlere
Merhametin ganiydi tövbeyi dene dedikçe kuluna
Günlerden Pazar, oturmuş eskiler ile avunmaktayım
Niceler gelmekte aklıma, özlemler yakmakta içimi derinden.
Asmalı mescitten çıkarken, ince ayar bir müzik, üç beş aylak adam.
Bende onlardan biri, amaçsız dolaşırken taksimin kaldırımlarında.
Bir tek aklıma gelen sen, bak şimdi tam efkâra başlarken senle ilgili.
Cebimde sigaram bitmiş, neyle çekeğim içime efkârımla seni.
Görmen mi lazım mazlum akşamların garipliğini
Ağlayan yüreğimin öksüz yalnızlığını
En fukarasından bir köşede yar bekleyen acizliğimi
Sen baktıkça gözlerim sana inat ağlayacağım
Gözyaşlarımdan bir çiçek sulayacağım
Ve yine sana inat yolarını gözleyeceğim




-
Kardelen Tuba
Tüm Yorumlarselamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...