Melankolik yılların, duygusal fertleriydik
En güzel aşk şarkılarını, bizler söylerdik
Yalnızca yüreklerimizde ki, sevdamızı bilirdik
Hilesi olmazdı sevgimizin, adam gibi severdik
Duygusal yılların, Samanyolu çocuklarıyız biz
Seni tanıdığım da, günlerden kıştı zaman
Hava soğuk ve yağmur yağmaya yakın
Bulutlarda çökmüştü üstelik renklerse karışık
Sen bir tarafındaydın yolun, ben karşı tarafında
Çarpışmıştık geçerken, unutmadım kızgındı halin
Farkına vardığım, gözlerin siyah, saçların kınaya yakın
Can gitti canımdan yokluğundur sebep
Nasibim gözyaşımda kaldı sendin medet
Ne vardı ki mahzun çaresiz bırakıp gidecek
Makberin karanlığında bu ömrüm bitecek
Revamıydı ey canan bülbül misali yandım
Bu gün gerçeklerden alıp kendimi, düşlere atacağım
Hiçbir mazeret tanımam, yokları saymam, anlamam
İtirazlarınız olursa kulakta asmam, beğenmezseniz eğer
Hayatı aykırı yaşayacağım bu gün, uçuk kaçık düşlerimde
Rüzgârı ardıma alacağım, güneşi ön yüzüme aydınlık
Sevgisizlerin elinden tutacağım, aykırı olsa da davranışım
Getirdiyse bir insanoğlu seni, vermişse yaradan bir nefes
Unutup ta vebalini, hakkına giriyorlar ise herkes
Feryat figan aç ağlamana verilmiyorsa bir ses
Tükür dünyanın utanmaz gaddar yüzüne çocuk,
Tükürüğünde boğulsunlar zalimler, almasınlar nefes
Sarp dağların eteklerinde küçük bir köydü gözlerimi açtığım
Yolu izi olmayan kıvrılarak akıp gelen suyunu dereden içtiğim
Tezekten sıvanmış duvarında sararmış resmi durmakta babamın
Kahpe ve kalleş bir kurşunmuş anamı kocasız yarsız bırakanın
Bir kadın bir ben yalınız bırakılıp terk edilmişiz ülkem
Hüzünlü bir akşamın kucağındayım, üstelik yapa yalnız
Suskun gecenin bir yerinde, puslu hatıralarım depreşti
Gitmeler düştü aklıma, ayrılıklar çok acı ve çok sancılı.
Ey yaşanmış hatıralar, matemli anılarım, ne yazık ki ben unutuldum
Ne muhabbetler yaşandı, ne omuzlar verdim ağlayan yüreklere
Beyaz karlar üstüne, serildi gitti yiğit
Sevdasını kıskandı dağlar, vermedi geçit
Bırakıp ta, yaylaları, ovaları, dağları seçip
Tanrının beyaz örtüsünü, kefen diye biçip
Sen üşüdün ama ocaklara kor düştü be yiğit
Gecelerimin olmayan, yalnız masumiyeti
Döşek bilmeyen çilekeş başımın, ağrıyan yanı
Cılız ışıkları seyrederdim, camlarında evlerin
Kıskançlıklarım nükseder, üşürdüm sensizliğe
Parklarda yatardım, yalnızca geceyi kucaklardım
Akşamcılardı arkadaşlarım, kahırlar dinlerdim ara sıra
Sen ki, aldanıp dünyaya tamah ettikçe nefsin.
Piri pak tertemiz, yaradan var etmedi mi cismin.
Âlem de acımasız, katil diye denmişse ismin.
İflah etmezsin, sınıfta kaldın ey insanlık.
Deniz kıyısına, vurdukça çocuk cesetleri.
Firavundan beter, türettikse katil esedleri.




-
Kardelen Tuba
Tüm Yorumlarselamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...