Ak düştüğünde saçlarına, irkil de bir bak kendine.
Elden ayaktan düşmeyeceksin, sıkı basacak yere.
Hiç ümit etmeyeceksin, elimden tutan biri çıkar diye.
Sen, sen olacaksın, gaflete düşüp de, yaşlanmayacaksın
Önce, yalnızlık çalar kapını, kimsesizliğe meyledersin.
Yastığın da, saç tokanı unutmuşsun
Ve yanın da, düşmüş bir tel saçın.
Yokluğun, istila etmiş her köşesini odanın.
Anılar da bir hüzün, birde resminde solgundu yüzün.
Yastığın da saç tokanı, yorganın da nefesini unutmuşsun.
Mezarımın etrafı mermerden divar
Taşında yazılmış çektiklerim yazar
Vefa görmedi bu halim ölene kadar
Yanarım bu dünyanın yazık derdine
Sevgi yoksa akıbetin aynı olacak
Tek başınayım, yalnız ve kimse olmadan
Geçmişini yargılamaktayım, yazıklarımın
Aptalca, neyse inandığım, cezalandırıyorum
Gözaltına alınıp, atılıyorum parmaklık ardına
Şimdi nerede diyorum, varken yanımda olanlar
Bir hal hatırın bile hesabı yapıldığını, anlıyorum
Sen ki, yedi düvele haddini bildiren asker.
Sana kimse sanmasın ki, üç beş çapulcu kahreder.
Kanma sakın, nifaklar ekilse de, devrimler olsun diye.
Unutma peygamber ocağındasın, vatan bölünmesin diye.
Bir kaç pis nefisle namertler ürer, başımıza olmadık çorap örer.
Biz bize sahip olalım, ayrılık düşmesin zamansız başa.
Alıp götürmek seni, uzak sensizliklere
Bir gitarım tellerinde, yaşamak senle
Melodisinde dolaşmak, okyanus ötesinde
Birde meltem esintisinde, kokun geldiğinde
Şimdi zamanıdır, yıldızlarda dans etmek senle
Akşamüstüydü, durağa çıktım, seni beklemeye
Önceden geldim, her zaman kinden erken
Her zaman ki gibi, durağın yanında simitçi,
Su satan kadın, terazisinin başında ki çocuk,
Çiçekçi kız, son zamanda dadanan çerezci
Tekmili birden, bütün esnaf, hepsi ordaydı
Hasretinle cebelleşirken ben, Güzelliğinin sureti aklıma düşer
Ayrılıklara kahırlanırım, yokluğunun sancısı içimi hançerler
Kadir kıymet bilmezliğin gelir aklıma, bitap düşürür pişmanlıklar
Keşkeler düşer içime, olmasaydılar kemirirken beynimi sana dair
Sana harcadığım onca zamanlara kahırlanıyorum, başlıyor katliamlar
Ve masum anılarımız kirlenirken, başkalaşır el olur senli hatıralar
Yoktan var etti Rahman, suretin oldu cismin
Cismine can verdi, birde âdemoğlu oldu ismin
Beden ruha kavuştu, diller okusun diye oluştu
Her nefes alışında can, Mevla’m diye coştu
Bir bak ahvaline can, sana ne nimetler sunuldu.
Ben bu akşam yitik geçmişin anılarına içeceğim
Ahlarımı yanıma alıp pişmanlıklarımı karşıma
Gözyaşlarım akmayacak bu akşam, ağlamayacağım
Bir kahrım olacak yanım da bir de zalim anılarım
Hele hiç saymıyorum vefasızları düşünmeyeceğim
Eğer sarhoşluğumda küfür edersem ayrılığadır




-
Kardelen Tuba
Tüm Yorumlarselamlar.şiirleriniz harika.ben kitapçı kız! ...