Ucundan tutturdular
Ruhumu, bedenime
Bir çengelli iğne ile!
Battıkça, acıtacak,
Acıdıkça hatırlatacak!
Nasıl diye sorma,
Ey Cennet gözlüm!
Gözlerin kapalıydı,
Ben gönlünü gördüm.
Kolay mı sandın,
Nedense, içimden yazmak hiç gelmiyor,
Fakat, bir bilsen ne çok şeyler geçiyor!
Düşüncelerim, falezlerine vuruyorken,
Gönlüm, olup bitenleri anlatmaya korkuyor.
Kollarınla sımsıkı sarılmadığın için,
Göklerde kulaklarımıza aşina,
Bildik o şarkılar söylenirken,
Olup bitenden haberdar olan,
Zaman acımasızca seyrediyor.
Bizi iyi edecek olan, kadere,
Her şey bir sınav!
Sınavlarda sorular,
Sorularda cevaplar var!
Şıklarımız pek çok?
Acaba, sorular mı,
Kimi pullar biriktirip,
Herkese göstermiş
Yüzünü insana çevirmiş
Kimi gözyaşlarını
Herkesten gizlemiş
Gönlünü Hakka çevirmiş
Gözlerine sürmeler mi çektin?
Bakışların, bağrımı deldiler Ceylanım
Yeminliydim gönül vermemeye,
Beni haldan hala düşürdün Ceylanım.
Beni nasıl bir ip ilen bağladım,
Ölüm çoğu kez ansızın gelir,
Ne zaman öleceğini kim bilebilir?
Gerçekten seven son nefesinde
Allah'ı aklına getirip bir ah geçirir.
Allah Yarattığı kulunun kalbine,
Hangi değirmende öğüteyim aklımı, değirmenci?
Başakların başları un ufak, ama seni bilmiyorlar.
Söyle, hangi güzel kokuları sürünsün bu dilenci?
Güller, güzel kokularını artık herkese dağıtmıyorlar!
Rüzgar sert, gece karanlık, Güneş küsmüş olmalı,
Kararmış, ay yüzlüler artık dönüp bize bakmıyorlar!
Yunusta bir Can varmış candan içeri
Dünyanın altın akçeleri değilmiş geçeri!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!