Taş atma kuşlara
Uçamazlar
İncitme karıncaları
Çalışamazlar
Hor görme insanları
Sevemezler
Solmayan çiçek, yapma çiçektir
Biz, gerçekleri, solanları severiz.
Günlerden bugün Cuma,
Öncesi geçen Perşembe
Sonrası varsa Cuma/ertesi
Ne de çabuk eksiliyormuş,
Avare ömürümüzden günler!
Yokluk içinde de mutluluklar kovalanır
Her şey ev, araba, yazlık değil bacım!
Bazı insanlar sabahın köründe yol alır,
Kocasından önce uyananlar var bacım
Milyonlar, kuş gibi ücretlere talim eder,
Beğenmesen de hayatın gerçeği bacım.
İstisnaları saymazsak, insanlar aç ve susuz üç gün yaşayabiliyormuş
Sevgisiz, seksen beş yıl, bir ömür sürenlere, yaşadı bile denmiyormuş
Süleyman ot ile konuşur dediler
O konuşmak bu konuşmak değil
Süleyman dert için ilaç arar dediler
Ya Şafi aranmazsa ilaç çare değil.
Okşanacak yetim başı vardı,
Sen şu eli kimlerden gizledin?
Ete kemiğe bürünenler vardı!
Sen lokmanı nerede tükettin?
Gözlerinden yaş akıtan vardı,
Sen hangi gönülleri dinledin?
Herkes mühendis!
Herkes mimar!
Öyleyse neden
Yapılmıyor ki minval?
Gözler mi bozuk?
Kitaplar yazıyor olsalar da tüm gerçeği.
Varmış, insanın yaşayarak öğreneceği.
Bir Yasemin'dir tutturdu şu gönlüm,
Yasemin'i kimse benim gibi bilmez.
Öyle candan, içten bakışları var ki,
O bakışlara bu canı versen yetmez.
Yasemin, gönül yaram, ince sızım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!