Kendi nefsime odun taşıyor,
Kendi ateşimde yanıyorum.
İnan kimseyi suçlamıyorum,
Beni, bir tek sen anlarsın Zahit.
Kitapları bir kenara bıraktım,
Cumaya erişti vakit,
İşini, gücünü bıraktı,
Allah'a yöneldi Zahit.
Başını önüne eğdi,
Gözünü bir yere dikti,
Vücuda elbise dikilecekse kalıp çıkarılır
İnsan ölçüsü, zaman içinde artıp, eksilir!
Eski kalıp atılır, yeni kalıpla elbise dikilir.
Ruhlara elbise dikmekse, zahmet ister!
Bedenini, terk edip gideceğini bilenlerden,
Güneşin sırtını sıvazlamazlar
Güneşi sevenler!
Zorluğu görürler,
Bahanelerini sıralayıp giderler.
Yaprakların yumuşak!
Dalların neden sert?
Bakmaya doyamadığım,
Çaylığın nazlı çiçeği
Evvel çok küçüktün,
Tövbeni bozmuş olsan da gel,
Diyen olmaz sana ''yine mi sen''
Hep birileri eksildi sol yanımdan
Bana bir tek sen kaldın Allah'ım
Göbek bağımı, kes dünyadan da,
Kulun senin için yeniden doğsun.
Bazen korkuların gelir seni sarar,
Herkeslesindir, fakat yapayalnız!
Tam her şey bitti yenildim derken,
Güzel bir söz, gelir sana dokunur.
Aynı kırıklara sahip olanlar bilir ki,
Kuran OKU ile başlar!
Mesnevi DİNLE ile!
Sadece akıl yetmez,
İnsan SEVME ile anlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!