Sen çal, sen oyna davulcu,
Benim gönlümde matem var.
Aldığın bahşişleri sayadur,
Senin evde bekleyenin var.
Sen çal, sen söyle davulcu,
Onlar, üç beş kişiydiler
Bense her zamanki gibi tek
Onlara bir şey söyle baba
Kırdılar oğlunun kolunu kanadını
Seni yanımda göremeyince
Demir leblebi yedi yüreğim,
Yaşayıp gördüm bağnazlıkları...
Din afyondur diyordu birileri,
Ama, indirmiyordu ellerinden kalaşnikofları!
Sekizinde on sekizlik oldum!
Çok sevdim,
Bak, üzülürsün!
Sevme dediler.
Dinlemedim,
Evlendim,
Başlarından dumanı eksik olmayan,
Dağların dertleri boyundan büyüktür.
Sitem edenlere aldırmaz görünse de,
Sert boranlarında gönlü kırık döküktür.
Yamaçlarında yaşayanlar sabırsızdır,
Her yeni sonunda
Eski olacaktır Meryem
Ömür dediğimiz şey
Seversek anlam bulacaktır
Eskimeyen yeni
Söylenen her yalana kanıyorken,
Daha kaç gönle misafir olurum?
Hepsi de tek tek bırakıp giderken,
Daha kaç hercaiyi sevip üzülürüm?
İte, soysuza kalmamıştır, bırakılmayacaktır bu dava,
Canlarımız, hediyemiz olsun hepimizin SüphanAllah'a
Analar, Şehadet Şerbetinden tadacak oğullar doğurur,
Vatana tasallut olan kahpe eller elbet birer birer kırılır.
Sakın ola ki, sevinmesin, yarasa dişli akvamı beşer,
Kız saçların neden çözersin?
Benim aklımı bulandırırsın
Bakıp geçecekcim dünyaya,
Beni bir rüyaya daldırırsın...
Hapşu deyince, ben dediğim için değil, tıkalı damarların açıldığı için çok yaşıyorsun.
Paran olunca, Elhamdülillah deyip, Allah'ı hatırlıyorsun ya, bu yüzden iyi yaşıyorsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!