Şimdi şu açık kapılardan,
Haber vermeden gireceksin.
Soğuk ayazların değecek,
Dokunup, bizi üzeceksin.
Senin bize garezin mi var?
Rıhtımda bekler,
Aç kediler,
Rıhtımlara yanaşır,
Tüm gemiler.
Rıhtımdan ayrılır,
Giden sevgililer,
Yükseldikçe,
Dağları aşıp,
Kibirlenen,
Başı bulutlara,
Değen!
Dostluğumuz,
Güzel gözlerin,
Sadakasıymış,
Tatlı gülüşler.
İnsanların,
Gözlerinde yaş,
Kalplerinde,
Çile çekmeyen Aşk'ı bilmezmiş,
Güven bitince aşk çekilmezmiş.
Vazgeç desen de sen gönlüne,
Kul aşkı kula yalan, bilmezmiş.
Seni sevmiyor desende gönlüne,
Radyomda bir şiir,
Kısık ocağımda aş.
Biraz beklesem,
Dibim tutacak.
Mutfaktaki bu koku,
Burnuma vuracak.
Anlayıp çabalar göstermek yerine,
Kaybetmek adına ne varsa yaptık.
Benliklerimize zulum olmasın diye,
Dost bildik onu, o ne dediyse yaptık.
Zamansız yakalandık acı rüzgarlara,
Kılı kırk yararınca düşünceler,
Kırklarda da hayır vardır deriz.
Kırk dereden su getirince,
Kırk senede bitiremeyiz.
Bir delinin kuyuya attığı taşı,
Kırk akıllı olsak çıkaramayız.
Seninle benimkisi bir körebe oyunuydu,
Ben her zaman bu oyunda saklanandım.
Ben bu oyunu senden öğrendim birtanem.
Ben sana yakalanmış bir körebeydim.
Bu oyunun bir körü vardı o da bendim,
nsanlar çok kötüymüş anne,
Bana sen öğle dememiştin!
Onlar seni çok sevecekler,
Sende onları sev demiştin anne.
İnsanlar çok kötüymüş anne,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!