Güle adını sordum?
Bana, gül dedi, güldüm.
Güle çiçeğini sordum?
Bana gülüm, dedi.
Güle gözyaşını sordum?
Yağmurdur geçer dedi.
Bir göz değmesi kadar uzak,
Bir kalp atışı kadar sessizdi,
Benim içimdeki sessizliğim.
Dışarıdan sisli ve de hisliydi,
İçeriden bir yangın yeriydi,
Uyumadığı geceleri vardı,
Kimi sevinçle,
Vaktini bekler.
Kimisi telaşlı,
Bir bulut bekler.
Kimi korkudan,
Uzadıkça uzar.
Tanımadığın bilmediğin kişinin gömleğini dikme.
Belki de sana geniş gelen gömlek ona dardır.
Tanısan da ben onun herşeyini biliyorum deme.
İçinde senin dahi bilmediğin ne çevherler vardır.
Başka çarem kalmadı,
Elimden hiç birşey gelmiyor.
Gözlerimden yaşlarımı,
Kalbimden sızılarımı,
Döküpte gidiyorum.
Hayat, zamanla her şeyinden azaltıyordu,
O ise sevgisini hep yüreğinde büyütüyordu.
Önünden ekmeği ve suyu alınmış olsa da,
Ruhunu Aşk'a teslim ettiği için mutluydu.
Başındaki saçın, dertlerini hiç düşünmedi,
Baharımda düğünlerim vardı,
Kapımda sıraya giren hayallerim,
Onlar yalvardı, ben istemedim.
Sular, bile sert kayaları aşındırır,
Hep olduğu yerde bekleyen,
Oysa kollarımda büyüttüğüm,
Kızıl gümüş rengi acılarımı,
İçime atarken seslenmiştim,
Yanımda kimsecikler yoktu.
Bel ki, birisi çarem olur diye,
Dünya denen büyük hapishanenin,
İmansız, insafsız, kibirli gardiyanları,
Sevgiliyi görüp, son kez bakmam için,
Görüş günüme neden izin vermediniz?
Sizlerinde sonu benim gibi dört duvar.
Bir gelincik vardı.
Rüzgarla dans ederdi,
Kırlarda özgürce.
Bir gelincik vardı,
Diğer çiçeklerden korkak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!