Masallar anlat,
Lambamızda cinimiz,
Ayak ucunda perimiz,
Elimizde elimiz,
Binbir gece süren,
Mutluluğumuz olsun.
İçten bir gülümsemenin
Hatırına alınmalıymış,
Mutlu olabilmek için,
Uzatılan tüm çiçekler.
İçten samimi bakışlara,
Sen beni hiç merak etme,
Kış biter, baharda da gelirim.
Bir sabah vakti gözlerine,
Güneş olup, mutlaka girerim.
Beni aklından hiç çıkarma,
Su verirsen, çiçeğimiz büyür demiştin,
Söz verdim, sevgin neden büyümedi?
Sobayı yak ellerimiz üşümez demiştin.
Aşkımı verdim yüreğin neden ısınmadı?
Düşünce üstüne,
Son kürek toprak,
Tabutun üstünde,
Bir pencerem,
Yok diye mi,
Üzülürsün?
AŞK'ı bilmeyenler,
Bizi bilseler ne olur?
Atomu parçalayanlar,
AŞK'ı bilmiyorsa ne olur?
Bıçak kemiğe dayanmışsa,
Söylenen sözler faydasızdır.
Artık bazı şeyler değişmiştir.
Bıçağınız kör kemiğiniz kırıktır.
Kıyamete beş kala,
Baş ucumda yoktun.
Azrail sordu,
Nerde senin Meleğin?
Son bir kez baktım.
Son bir kez kokladım.
Erkekler sizler uyuyun!
Kızlar sizlerse duyun.
Kırmızı sizin renginiz,
Bizim rengimiz mavi.
Sizin gülüşünüz sıcak,
Bizimkisi donuk mavi.
Kırmızı karanfilleri,
Koyun yüzüm üstüne.
Ne güzel de yakışır,
Taze ölüm üstüme.
Yakışmaz diyenler var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!