Hercai bir güldür AŞK.
Can alıcı ve can verici,
Kahverengi o gülüşler,
Aklımıza, ansızın girer.
Yedi renk acı verenler,
Hiç heber vermeden,
Ay geceye seranat ederken,
Yıldızlar gözlerde takılırdı.
Unutmazdı adını sevgililer,
Güneşi, gönülleri yakardı.
Toprak tevazu ile secdede,
Köklerimiz dünyada değildi ki,
Tekrar dünyada yeşerelim.
Seyre geldik, baka kaldık.
Neden tadına varmadık ki,
Biz bu yalancı dünyanın?
Söğüt ağacında bir kuş vardı,
Kalbi pır pır diye hiç atmadı.
Düşünceli, ürkek ve tedirgin,
Gelip dalına hiç konan olmadı.
Söğüt ağacında bir kuş vardı,
Bir zamanı olmalı,
Tüm yaşananların.
Vakti saatinde,
Beklenen trenler,
Vakti saatinde,
Varmalı garlara.
Kanatları yakuttan,
Kimselerin bilmediği,
Gönlü güzel meleğim vardı..
Kötü, kara günlerimde,
Rüzgarların insafına,
Kötü niyetler,
İyi niyetlerin,
Sonudur.
Kem sözler,
Sahibini bulur.
Ne ekersen,
Kalın paltosunun tam altında,
Sürekli üşüyen bir kalbi vardı.
Ağladığı ayaz gecelerde, umut,
Hiç bir zaman yanında değildi.
Söz vermişti kendi kendine,
Lapa lapa kar yağıyor...
Tutmuyor, neden bilmiyorum?
Acaba kimden kaçıyorlar?
Onlar, gecemi aydınlatan,
Gündüz yapan lambalar,
Benim için mi yağıyorlar?
Başım üstünde beklerken kara bulut,
Sen beni aydınlık bir günde unut.
Gönlümde hayırsız bir şer varken,
Sen beni tertemiz kalbinde unut.
Gözlerimden kanlı yaşlar akarken,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!