Bana kalbini versen,
Yalnızca sevsen yeter.
Alnıma yazılmışsan,
Bu benim için kader.
Yazılmamışsan,
Allahın verdiği,
Narin bir kelebek ömrüm,
Ha uçtu ha uçacak.
Bilmem ki, konduğum,
Sarı bir papatyayı,
Kimler koklayacak?
Bu asude ömrün sevgisi,
Kaldırımların dili olsa da konuşsalar,
Suratlarına tükürenele inat,
Bütün onurlarını korudular.
Ses çıkarmadılar,üzüldüler.
Her şiirde hatırlanmak güzeldi,
Sokak başlarında unutulmak,
Kapı sesine aşina kulaklarım,
Bir telefon sesine kanar mı?
Sen gelince kalbim zil çalmalı,
Eteklerim heyecandan tutuşmalı,
Büyük bir yangın olmalısın,
Bu dünya dar gelmeli bana.
Gökten usul usul yağan,
Zarifçe süzülen kardır.
Bakınca manalı sıcaktır,
Dokununca yumuşaktır.
Aklımıza düşüşü şefkatli,
Odada kara bir sinek,
Belli ki oda yapayalnız,
Penceremi aralasam,
Hemencecik çıkacak.
Gürültücü, yaramaz,
Ben gönlü hanzade,
Senin sevgi ağacın,
Gözleri çağla yeşilin,
Kalbinde nakkaşen,
Elem ilinde dostun,
Yemen ilinde postun,
Sırça köşklerde dolaşma a be gönlüm.
Fakir sofrasına otur da yürekli ol.
Saltanat dediğin bir ömürlük bir gün,
Hakikat denen dosta bağlan da mutlu ol.
Çok garip bir haldeyim
Kimsenin bilmediği,
Hayal dahi edemediği,
Bir karanlık yerdeyim.
Sarılmayan kolların,
Hastayım sevgilim ateşim kırk,
Sözlerim, yaralar kalbini kırar.
İyi niyetim ve sabrım kalmadı,
Üzgünüm sana da dokunurum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!