Yerin altıda birdir, üstüde bir!
İçinde kin olanın, dışıda olur kir!
Vicdan olanda, gözyaşı birikir,
İnsan, Yaradılanları Allah’tan bilir.
Yaş, ha yirmidir, ha seksendir,
İnsanlık dedikleri şey bu kadar mı ucuz?
Çıkar ve menfaat için biçilmeye hazır tarla.
Hakettiği değer, menfaat için savaş mı?
Elinde, demirden çok soğuk bir keleş,
Emri verenler insan mı değil, ateş, ateş,
Barut kokar, cesetlerde ölüm çiçekleri.
Beynim, eksik saç ayağı üzereyken!
İki kulakla, iki gözle ne anlayacak?
Duydukları, hiç işine gelmeyince,
Kulaklarım, nedense sağır olacak?
Nefsim, gördüklerine inanmayacak?
Kimisi kördür
Kimisi kördüğüm
İşte budur,
Benim gördüğüm!
Kimisi çoraktır,
Yalnız kaldığımda,
Hep o sorular gelir,
Aklımın bir köşesine,
Zamansız, kurulur.
Neden, niçin, niye?
Kimi çok dertlisin diyor, kimisi neşeli
Ben bu halime bir isim koyamıyorum
Buluttan nem kapmış olmalı gülüşlerim
Gülüyorum kimseyi inandıramıyorum.
Hep sonradan gelir aklıma
O hesapsız içten gülüşler.
Bilmem neden ayrılmazlar
Canımı yakan, o sevişler!
Neden ben sana kanarım,
On günde geçti Yavuz,
Geçilemez denen çölü!
Yola çıkmadan önce,
İnanmalı insanın gönlü.
Benden daha iyi duyanlar var,
Biri ben fareyim dese ona inanmam!
Benden daha iyi görenler var,
Biri ben şahinim dese ona inanmam!
Çocuk dokunmak istedi,
Çok sevdiği güzel kuşun kanatlarına
İnanmıştı çok severse,
Onunda birgün kanatlarının çıkacağına!
Kuş uçup gitti uzaklara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!