Kardelen olsam da yükseklerde,
Yine de şu başın hep öne eğiktir!
Hz. İsmail'in başını kesmeyen bıçak,
Bu halimle benim başımı keser de
Bıçak, Hz. İbrahim'in elinde değildir!
Ben buyum,
Birazcık çamur!
Solacak çiçek
Beni üzmekle
Eline ne geçecek?
Hastalıkta, sağlıkta,
Seviyorum derse, evet ama,
Zoru gördüğünde,
Kaçıp da giderse, elveda!
Yanı başımdayken,
Ağaçlardan düşen yapraklar gibi,
Azalıyor, ömrümüz yavaş yavaş.
Beklenen rüzgarlarımız kapımızda,
Belki de, gelen en son/baharımız!
Bir zamanlar, aşkla kanat çırpan,
Dün dündür bugün bugün
Diyordun ya, günü geldi!
Dün banaydı, bugün sana
Yaşattıklarını yaşadın,
Ama hala anlayamadın!
Dünyaya gelince mi,
Ben gözlerimi açtım?
Ebem mi, beni gördü?
Yoksa ben mi, ebe mi?
Ben seçimimi çoktan yaptım Allah'ım, senden gayrısı yalan.
''Dünya hayatı, eğlence ve oyundan başka bir şey değildir.'' Diyordun.
Senin olduğun gönüllere baktım, bir başka bakıyordu inan.
Senden uzaklaşanlara seslendim, sesimi acaba oldu mu duyan?
Sendeliyordu bazen yolunda ayaklarım, aklıma geliyordu Enam!
''De ki: Allah her şeyin Rabbi iken, ben O'ndan başka Rab mi arayayım
Kimimiz doğuştan, kimimiz ise sonradan,
Hep bir şeylerden, mahrum bırakılmışız.
Koldan, bacaktan, gözden, kulaktan değil,
Anlayışsız olanlardan, vefa bulamamışız.
Sizler ile yan yana, omuz omuza, birlikte,
Ela gözlerimin her birinden damlıyordu yaşlar,
Silmek için geç kaldın, artık sana bakmıyorlar ki!
Saçlarımı, dört bir yana dağıtıyordu rüzgarlar,
Onları, geriye gidip, senin için toplayamam ki!
Sarıp sarmaladığım kollarım, boşta kalmıştılar,
Eşyalarda konuşur
Tıpkı insanlar gibi!
Benden şikayetçiymiş,
Dinledim yorgun koltuğumu!
Güle güle diyordu kapım,
Ben onu kilitlerken,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!