Bu nasıl bir açlık Allah'ım?
Kiminin kuru bir ekmeğe,
Kiminin huzura ihtiyacı var.
Bu nasıl bir açlık Allah'ım?
Eriyor bedenler, düşünceler
belin tutmaz olur
elin koparmaz
güldürürsün kendini
ah şu ihtiyarlık
bilirim dersin
Dikenli tel çekmişsin sevdam, iki gönül arasına
Dokunmadan seversem, sandım acıtmayacak
Kanadı yüreğim, aktı yaşlarım iki dudak arasına
Bir haller olmuş sana,
Solmuş gülen yüzün.
Toplanmış gözlerinde hüzün.
Üzülmek yok!
Ağlamak yok!
Artık yanındayım, iki gözüm.
söz söylerken
el çırpılırken
dudak bükülürken
burun kıvrılırken
iki kere düşünmeli.
Azaldı yağmurun şiddeti,
Kesiliverdi, rüzgarın sesi.
Duayla bulutlar dağılıverdi,
Ve sen çıkageldin sevgili.
Nede hoş geldin gönlüme,
Hoşgeldin, gülüşlerine tutkun olduğum
Seni görünce zamanın benden aldıklarını
Yılların verdiği tüm yorgunlukları unuttum
Hoşgeldin, serinliğim, neharım, gül kokulum
Her dakika, her saniye, her an aklımdasın
Sana kavuşmanın,
Bugün arifesidir,
Yarınsa bayramı.
Hoş geldin sevgili,
Seni candan seven,
Küçük İsmail'inin,
Hoş geldin, ayların en güzeli
Hoş geldin, gönlümüzün süruru.
Hoş geldin, Oruç, İftar, Sahur
Hoş geldin, Yatsı, Teravih, Vitir
Hoş geldin, su, hurma, zeytin
Hoş geldin, davet, İkram, icabet
Çizgisi net çizilmemiş seksek oyunuydu bizimkisi.
Ben hayır yanmadım derken, sen bana yandın diyordun,
Oysa, hayat denen bu oyunda ikimizde yanmıştık!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!