Et ile tırnak gibi ol
Ne uzayıp uzaklaş
Ne çok kısalarak,
Acılarla kucaklaş.
Et ve tırnak gibi ol
Bana bir ev verdiler
Isınıyordu,
Kıpkırmızı bir suyla!
Güneş girsin diye
Açmak istedim
İçinde huzur olsun
Güneş bahçesine vursun
Saymam odalarını
Kapısı gıcırdasın
Çatısı yağmurda ağlasın
Bir oyun olmuş evlilik
Yeni adı evcilik!
Kadın ne derse o.
Kadın başrolde,
Erkek yardımcı oyuncu
Erkek dublör, erkek figüran.
Adı, evlilik sözleşmesi,
Uzun vade belirlenmiş!
Ölüm bizi ayırana dek!
Olması gerekmez miydi,
Aşkımız bitene dek?
Şekil şartına uymuşlar da,
Ey Aşk, geldiysen kapımı çalma,
Bu gönül senindir, durma gir içeri.
Girdin mi kal, beni yalnız bırakma,
Dönüşü olmayan gidişin, ömrün matemidir.
Ey Aşk, gideceksen acılar bırak,
Ey Aşk!
Gece uykuda ölüdür
Gündüz olur diriltirsin
Bir güzelle bizi bitirirsin
Ey, bizi unutup, taze baharları seçen,
Bizim sevildiğimiz mevsimler de gelecek...
Senin solduğun, unutulduğun yerlerde,
Bizim için, taptaze umutlar yeşerecek.
Ey, ceylan gibi gönülden gönle seken,
Koynunda besler isen yılanı,
Yılan sana dost olur, alışırsın yalanı
Niceleri senin gibiydiler dost,
Görünce dünyayı, unuttular Hakikatı
Merkebin güzel gözüne kanıp,
Ey dost!
Ey gönül yakini!
Hiç düşündün mü?
Kiminle kıyaslıyorsun?
Elleri, gözleri kirli olanından,
Sonsuz gönül ateşi bekliyorsun!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!