Kare, dikdörtgen, dört köşe!
Ölüler, karanlık tabuta girer,
Bembeyaz, gelinlikler giyer,
Mezarlıklar, açılır dört köşe.
İçimize kurduğumuz sofralar,
Dosta dostun cemali yeter
Bin derde iyi gelir bir selamı
Ne fark eder zengini, hamalı
Olmasa da kolları, ayakları
Gözleriyle sarması, dokunması yeter.
Dostun olmadığı evvel zamanlarda,
Çevrem aktarlardan geçilmiyordu!
Dostun aşkı gönlüme düştü düşeli,
Çevremden tüm şifacılar kayboldu.
Benim önceki hallerim tamahkardı,
Kimileri dosttur, kimileri ağyar
Menfaatleri ile olurlar aşikar
Melul olanlar, sakın üzülmesin
Melunların ateşten sonları var.
Allah'ım affedicisin
Affetmeyi seversin
Bizleri, Affet Allah'ım
Yoktan var edensin,
Kulunu yaratan sensin
Sen aynı çayı, defalarca ısıtıp önüme getir
Ben senin elinden olanı, tazeymiş gibi içerim
Sen beni, bir kerecik sev, kendini sevdir,
Ben Allah Razı Olsun diyerek,
Rabbime her gece senin için dua ederim.
Dara düştüğümüzde hatırlanmak,
Ne çok üzüyordur kim bilir bizleri!
Göğüslerimiz daraldığında
Dönüyor avuç içlerimiz sevgiliye!
Bırakalım falanı, filanı, yalanı, dolanı,
Kimse sormuyor bene!
Ne işin var orada niye?
Kimi, su toplamış diyor,
Kimi, uğraşma çok büyür.
Bakıp, gördükçe beni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!