Bir sabah uyanırsın ve dünya aynı dünya değildir artık,
Güneş doğmuştur ama senin içindeki gökyüzü kapkara.
Meğer en büyük uçurumlar dağlarda değilmiş,
En derin uçurum; "asla yapmaz" dediklerinin gözlerindeymiş.
Ben o uçurumdan düştüm sevgilim, hem de ellerinle itilerek.
Şimdi bu sessizlik neyin nesi?
Sırtımda hissettiğim o soğuk metal, senin ellerinin sıcaklığıydı eskiden.
Kimsesizlik değil bu, "biri varken hiç kimsesiz" kalmanın acısı bu.
İhanet dediğin, bir yangının ortasında tek başına bırakılmak değil;
Seni o yangına bizzat, en güvendiğin elin atmasıymış.
Dumanında boğulurken, gidişinle izlemekmiş cenazemi.
Odalar artık daha geniş, tavanlar daha alçak,
Duvarlar üzerime geliyor, sanki her biri seni fısıldıyor.
Yalnızlık, kimsenin olmaması değilmiş meğer;
Herkesin olduğu bir dünyada, sadece senin yokluğunu yaşamakmış
Ben kalabalıklar içinde bir gölge gibi dolanırken,
Sen başka kalplerde yeni şehirler mi kuruyorsun şimdi?
Biliyorum;
Verdiğin sözler, tuttuğum eller, baktığım o gözler...
Hepsi birer sahneymiş, ben ise en saf seyirci.
Meğer yalanı ne kadar güzel giydirmişsin ruhuna,
İnandığım her şey, meğer birer kumdan şatoymuş;
İlk rüzgârda değil, ilk fırtınanda yıkılıp altında kaldım.
Hangi kelime onarır şimdi bu paramparça aynayı?
Hangi su temizler ruhuma bulaşan bu kara lekeyi?
Yalnızlık artık benim tek sadık dostum, tek sığınağım;
Çünkü o, senin gibi gitmiyor, sırtımdan vurmuyor en azından.
Karanlığın içinde oturup kendi yaralarımı dikerken,
İğnenin ucu bile senin sözlerinden daha az can yakıyor.
Bak, gece yine çöktü omuzlarıma...
Sokak lambaları dert ortağım, kaldırımlar mezar taşım.
İhanetin kokusu sinmiş yastığıma, her nefeste zehir gibi.
Bir gün diner mi bu sızı, geçer mi bu boşluk duygusu?
Sanmam... Çünkü insan bir kez kalbinden hançerlenince,
Bütün dünya dolsa da, o sızı bir ömür boyu sızlar durur.
Sana beddua etmiyorum, hayır...
Sadece, bir gün benim sana inandığım kadar inan birine,
Ve o da seni, benim seni sevdiğim yerden vursun.
İşte o zaman anlayacaksın yalnızlığın kaç renk olduğunu,
İşte o zaman göreceksin, ihanetin nasıl bir dilsiz ölüm olduğunu.
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 22:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!