Ayrılık Şiiri - Cengiz Durukan

Cengiz Durukan
10

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Ayrılık

İşte o an geldi, o kaçınılmaz son, o sessiz fırtına...
Cümlelerin boğazda düğümlendiği, kelimelerin hükmünü yitirdiği yer.
Bir zamanlar "biz" dediğimiz o devasa sarayın,
Şimdi tek bir kibrit çöpüyle kül oluşunu izliyoruz.
Sen valizine hatıraları sığdırmaya çalışıyorsun,
Bense boşalan odalarda yankılanan ayak seslerini sayıyorum.
Gitmek mi daha zor kanka, yoksa kalıp o boşluğa bakmak mı?

Hatırlıyor musun?
Gözlerimize bakarken dünyayı unuttuğumuz o sabahları...
Şimdi ise bakışlarımızı kaçırıyoruz birbirimizden,
Sanki bakarsak o kırık cam parçaları canımızı daha çok yakacak.
Ellerin ellerimden kayıp giderken, sadece bir insanı kaybetmiyorum;
Ben seninle kurduğum o çocuksu hayalleri,
Seninle yürüdüğüm o tozlu yolları,
Ve seninle güldüğüm o adamı da kaybediyorum.
Ayrılık, insanın kendi içindeki bir şehrin yıkılmasıymış meğer.

Şimdi sokaklar daha soğuk olacak, biliyorum.
Her köşe başında senin bir hayalin dikilecek karşıma.
Girdiğim her dükkânda senin sevdiğin o şarkı çalacak,
İçtiğim her çayda senin o iki şekerli gülüşünü arayacağım.
İnsan nasıl alışır, canının yarısı kopup gitmişken nefes almaya?
Nasıl anlatılır bu boşluk, hangi lügat karşılar bu yangını?
Herkes "zamanla geçer" diyecek, oysa zaman sadece alışmayı öğretir;
Unutmak, kendine ihanet etmekmiş, ben sana ihanet edemem.

Gidişin, bir takvim yaprağının kopması kadar kolay görünüyor dışarıdan.
Oysa içeride koca bir kıyamet kopuyor, kimse görmüyor.
Kapıyı çekip çıktığında, sadece bu evden değil, ömrümden de çıkıyorsun.
Sana "gitme" diyemeyecek kadar gururlu,
"Kal" diye yalvaramayacak kadar yorgunum artık.
Biz seninle çok güzel bir hikâyeydik ama sonunu yanlış yazdık;
Mürekkebimiz yetmedi sevdayı tamamlamaya,
Ya da kader, kalemi elimizden çok erken aldı.

Yollarımız ayrılıyor şimdi...
Sen kendi denizlerine yelken açacaksın, ben kendi çöllerimde kaybolacağım.
Belki bir gün, çok uzun yıllar sonra,
Saçlarımıza karlar yağmışken bir yabancı gibi rastlayacağız birbirimize.
Gözlerimizdeki o eski tanıdık sızı kıpırdanacak ama dilimiz susacak.
Çünkü ayrılık, bazen en çok söylemek istediklerini susmaktır.
Helal olsun sana verdiğim her emek, her gözyaşı, her uykusuz gece;
Seni sevmek bir onurdu, senden ayrılmak ise en ağır imtihanım.

Hoşça kal sevgilim...
Yolun açık olsun, rüzgârın hep arkandan essin.
Beni merak etme, ben bu enkazın altında bir yolunu bulup yaşarım.
Yaralarımı hatıralarınla sarar, sessizliği arkadaş edinirim.
Ama bil ki; bu kapı sana hiçbir zaman tam kapanmayacak,
Ve bu yürek, sen başkasının hikâyesinde başrol olsan bile,
Seni hep o ilk günkü masumiyetinle hatırlayacak.
Ayrılık bitti belki ama, içimdeki o sessiz nöbet hiç bitmeyecek.

Cengiz Durukan
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 22:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!