Bir evde baba ölünce, tavan çöker de altında kalırsın,
Ne gökyüzü eski mavisindedir artık, ne güneş eski sıcaklığında.
Kapının anahtar sesi kesilir, koridorlar dilsizleşir;
Sanki zaman bir yerinden kırılmış da,
Ben hep o kırığın içinde, o veda anında asılı kalmışım.
Babammmmm
Hani sen varken dünya daha küçüktü, fırtınalar daha hafifti.
Sırtımı yasladığım o koca dağ, o güvenli liman sendin.
Şimdi rüzgâr hangi taraftan esse üşüyorum,
Çünkü kimse senin gibi siper olmuyor hayata karşı,
Kimse senin gibi "korkma, ben buradayım" demiyor sessizce.
Biliyor musun, babamm
hâlâ kapı çalınca sen geldin sanıyorum,
Eskimiş ceketinin kokusunu çekiyorum içime gizlice.
Masada sandalyen boş, sesin evin her köşesinde yankı;
Ama elimi uzatsam bir boşluğa çarpıyor parmaklarım.
Meğer bir evde baba demek, duvarların ayakta durma sebebiymiş,
Sen gidince anladım; her yer yıkıntı, her yer virane.
Ah benim yorgun devim,
Nasır tutmuş ellerinden öpmeyi ne çok isterdim şimdi.
Bana hayatı öğretirken, senin yokluğunla nasıl baş edeceğimi söylemedin.
"Dik dur" derdin hep, "Eğilme rüzgâra karşı."
Ama bu hasret öyle ağır bir rüzgâr ki babam,
Dizlerim titriyor, kalbim her nefeste biraz daha eziliyor.
Seninle yarım kalan o kadar çok cümlem var ki;
Hani bir gün oturup dertleşecektik uzun uzun,
Hani beraber yaşlanacak, beraber büyütecektik anıları.
Şimdi ben senin mezarının başındayım, sen toprağın bağrında.
Ben sana anlatıyorum, sen sustukça ben daha çok ağlıyorum.
Biliyorum;
Artık bayramlar eskisi gibi neşeli olmayacak,
Evin tadı, ocağın ateşi seninle birlikte sönüp gitti.
Gidişin sadece bir ayrılık değilmiş meğer;
Çocukluğumun bitişi, gençliğimin öksüz kalışıymış.
Kim düzeltecek şimdi bozulan işlerimi?
Kim verecek o hiçbir şeye değişilmez öğütlerini?
Yatağına yatınca tavanla baş başa kalmak ne zormuş,
Her gece rüyamda seni göreyim diye dua etmek...
"Gel" diyorum, "Sadece bir dakika, sadece bir kez bak yüzüme."
Ama sessizlik... O kahrolası, o bitmeyen sessizlik...
Güle güle koca çınarım, güle güle yol arkadaşım...
Sen toprağın altında olsan da, ben senin adınla yürüyeceğim.
Sana söz; başımı eğmeyeceğim, senin onurunu hep taşıyacağım.
Ama affet babam, bugün değil...
Bugün bırak da, bir çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlayayım.
Çünkü bugün, benim dünyam seninle beraber o mezara girdi.
Işıklar içinde uyu...
Toprak seni incitmesin, dualarım sana yorgan olsun.
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 22:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!