Sorsan herkese "yaşamak güzel" derler ,
Oysa hayat, bir eliyle verip öbür eliyle boğazına sarılan bir cellat gibidir.
Sen baharı beklersin, o zemheriyi getirip kapına bırakır;
Sen gülmeyi dilersin, o sana hıçkırıkların en derinini layık görür.
Adalet dediğin, sadece kitapların tozlu sayfalarında bir kelime,
Hayat ise; güçlünün zayıfı, zalimin mazlumu ezdiği koca bir arena.
Ömür dediğin bir mum gibi yanarken, rüzgârı hiç eksik olmaz;
Sen sönmemek için direndikçe, o daha sert eser, daha çok acıtır.
Bak etrafına...
Kaç hayal kurşuna dizilmiş, kaç umut daha doğmadan toprağa verilmiş.
İyiler hep erken gider, kötüler ise bin yıl yaşar bu devranda.
Dürüstlük bir yük olur sırtında, doğruluk ise boynuna dolanan bir ilmik...
Sen "insanlık" dersin, hayat sana "menfaat" diye haykırır.
En güvendiğin dağlara kar yağdırmakla kalmaz, o dağları üzerine yıkar;
Seni en zayıf yerinden yakalar, en mahrem yaranı kanatır.
Acımasızdır hayat; ne yaşına bakar, ne gözündeki o yaşa,
Seni bir kağıt gibi buruşturur, sonra bir kenara fırlatıp yoluna devam eder.
Hangi birimiz yara almadan geçtik bu köprüden?
Hangimizin kalbi, olduğu gibi sağlam kaldı bu fırtınada?
Emek verirsin, ter dökersin; karşılığında bir "hiç" alırsın.
Sevgiyle yaklaşırsın, nefretle sınanırsın.
Hayat bir kumar masası gibidir ama zarlar hep hilelidir kanka;
Sen kazandım sandığın anda, masayı başına yıkar da gider.
Zaman; yaraları iyileştirmez aslında, sadece acıyla yaşamayı öğretir;
İnsan, alışmanın en büyük intihar olduğunu anladığında çoktan geç kalmıştır.
Şimdi soruyorum dünyaya;
Bu kadar mı zordu bir nebze huzur vermek?
Bu kadar mı ağırdı bir parça mutluluğu çok görmemek?
Meğer hayat; bizi yaşatmak için değil,
bizi tüketmek için kurulmuş bir tuzakmış.
Bir gün güneş doğar elbet dersin, o günü göremezsin;
Bir nefes nefese kalırsın da, o nefesi sana haram ederler.
Hayatın adaleti, kendi adaletsizliğinde saklıymış meğer;
Sen ne kadar direnirsen diren, o seni kendi kurallarıyla oynatır.
Yorulduk be .
Her gün yeni bir darbe almaktan, her sabah yeniden kırılmaktan yorulduk.
Ama hayat yine de durmaz, duraksamaz, acımaz.
Senin feryadın, onun için sadece bir fon müziğidir.
Sonunda anlarsın ki; hayat sana hiçbir şey borçlu değil,
Ama sen, bu acımasızlığın içinde ayakta kalmak için,
Her gün ruhundan bir parça feda etmek zorundasın.
İşte böyledir bu devran;
Yaşamak, ölmekten daha çok cesaret ister bu insafsız dünyada.
belkide bu yüzden hala ayaktayız
onca kırılmaya rağmen tamamen parçalanamadığımız için
onca vedaya rağmen içimizde birilerine hala yer açabildiğimiz için
ve kurşuna dizilmiş hayallerimizin mezar taşına rağmen
gözlerimizi kapatıp başka bir hayat düşleyebildiğimiz için...
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 01:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
hayata dair ne varsa




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!