İçimdeki Firavun Şiiri - Sabri Servetoğlu

Sabri Servetoğlu
187

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

İçimdeki Firavun

Nil’e eğme saçlarını, ey güzel kadın,
Sular değil, kader akar orada.
Kleopatra deme bana artık,
İsimler yanar, hakikat kalır sonunda.

Bir firavun çöker içime her gece,
Taş kesilir kalbim, piramit olur sancım.

Mısır değil bu, içimin cehennemi,
Ateş ki ne Amon Ra bilir ne zaman.

Gözlerin… Nil mi, yoksa bir yokluk mu?
Bakışında boğulur bütün çağlar.

Timsahlar değil, ben yutarım kendimi,
Her damla gözyaşında başka bir ben ağlar.
Yazdım adını, kağıt utandı benden,
Mürekkep titredi, harfler döküldü yere.

Bir kelime sığmadı sonsuz boşluğa,
Sen dedin ki: “aşk”, ben dedim ki: “çile”.
Piramitler içimde devrilir durur,
Her taş bir suskunluk, her taş bir nida.

Osiris mi? Bilmem… belki de ölüm,
Belki de Allah’a açılan ilk kapıda.
Bakma bana öyle, geçip gitme böyle,
Ölümüm senin elinden olmasın diye.

Çünkü her aşk, biraz kıyamettir içte,
Ve her kıyamet, bir secdeye gebedir diye.
Tutuşur Mısır, tutuşur Kleopatra
Nil ateşini söndürse, ne zaman.

Ben yanarım… ben yanarım…
Bir isim uğruna, ebedi bir imtihan.

Sabri Servetoğlu
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 11:32:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!