İçimize düşerken bir kor gibi pişmanlık.
Sararan yapraklarda hayallerimiz anlık.
Daha çok dokunuyor bu çağlarda nadanlık.
Çaresiz uçuşurken sonbahar yaprakları.
İçimizi titretir esen rüzgâr nedense.
Su ateşle bir cendereden geçer.
Özünden incelik, esenlik eser.
Dizilir tepsiye ince belliler.
Şeker ikiliden iltifat bekler.
Yudumlanır bardaktan güzellikler.
Hep sade sevdim İstanbul’u,
Bir martının kanadında,
Demli bir bardak çayın tadında,
Boğaz’ın masmavi sularında,
Çoğunlukla İstanbul adında…
İnce belli inceden bir şarkı sunar bize.
Ona alışmak için gerek yok egzersize.
Okuyanı mest eden suyla yazılmış name.
Asırladır eskimez bir güzellik çay name.
On beş fidan birer birer düşerken toğrağa.
Kanlarıyla renk verdi, yiğitler al bayrağa.
Bayramda sevinemedi bebe belik çağa.
Samimiyet istiyoruz, tüm sorumlulardan.
Ataysan dinmiyor yürekte bir türlü sızın.
Ne diyecek Obama dünya bekledi durdu.
Meşhur meseldir hani 'bir dağ fare doğurdu.'
Obama denen zevat bence biraz hırdavat.
Terbiyem izin verse derdi ona ben g...t.
Şiirime şiraze senin bakışların yâr.
Gel sar beni şiraze bizi kıskansın ağyar.
Öyle bütünleşelim beni sen sansın ağyar.
Üşüyorum şiraze beni yüreğinle sar.
Şiraz semalarında gözlerin yıldız yıldız.
umudun rengi solmuş.
mimoza dalında
hüzün şarkısı söylüyor kuş.
yollar yokuş,yollar çakır dikeni.
kaf dağında bir güzel ağlıyormuş.
Şarkın en güzel sesli şarkısıdır.
Dökülür dudaklarından billûr damlalar.
Şakır şakır/ şakır sabah akşam.
Şardağı'nın karı erir şakırtısında.
Sesi billûrdan ahenktir,
Taa eskiden kurmuşlar ünsiyeti.
İşte size semaverle demliğin düeti:
Semaver sessiz sessiz,
İçten içe inler.
Demlik sükûn dağında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!