Ben sende gizliyim, özünde cevher
Gözde pençe filiz, ışığında fer.
Sabahın yıldızı ufkunda seher
Yoluna ölecek ben, adsız nefer.
Ellerini ve dizlerini toprağa dayayıp
Dallarını bulutlara yaslayarak
Üzerinde bir çok canlıya mekan olmuş
Yaprak yaprak güneşe el sallayan
Bir ağaç düşün: Görkemli ve vakur.
Kısaca;
Azgın dalgalara dayanıyorsa eğer
Mendireğin şu taşları;
Senin hatırınadır sevgili
Bunu adın gibi bil.
Çünkü; her gün her saatte
Bekliyorum seni bu yerde.
Gece inip de
Koca bir karanlık çökünce pencereme
Hemen çekerim perdelerimi
Simsiyah zamanın üzerine...
Sokaklardan çekilince el ayak
Sıcak mutlulukların atılırken kucağına herkes
Napoliten bir şarkı hafiften,
Delip geçmiyor, kalıyor yüreğimin yangın yerinde.
Titreyen gitar telinin her tınısı
Daha da büyütüyor gönlümdeki yangın alevini.
Bir yudum şarap söndürür ancak bu ateşi,
Ver garson, ver bir kadeh daha!
"Umut" derken
"Unut"a döndü sözcükler
Eğilip bükülürken
Şu kemiksiz diller...
Her nasılsa
Zaman, sanki bir su
Akıp giden.
Ömür, bir anlık süreç
Göz açıp kapayana dek.
Dal dal çiçek
Arı, kelebek her yan
İlk öğretmenimle tanıştığım zaman
Sınıfımızın en yükseğine asılmış resminde
Görmüştüm seni o gün.
Okuyup yazmayı ilk harfinle başlayıp
Düşünmeyi, bilimi, sanatı öğrendim adınla
Büyük Atatürk...
Sorup sorgulayan hiç olmasa da
Göz açıp dünyaya doğarız oğul.
Her insan doğarken çok ağlasa da
Gülüp oynayarak yaşarız oğul...
Dünyaya yaşamak için gelinir
Yaz haziranının güz akşamıyım
Sokak lambasında bir karaltıyım
Gözümden boşanan kay yağmurunun
Yüreğine düşen bir damlasıyım.
Rüzgar uğramamış hoyrat koyunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!