Gül tenimsi kokun sinmişti odama,
Kokladıkça benziyordum kara sevdalıya.
Tam sevdiğime kavuştum derken,
Zalimin biri götürdü beni karanlık odaya.
Bir saç telin düşmüştü göğsüme,
Dur gitme hemen!
Sor halimi, bir türlü iyileşmeyen yaralarımı…
Anlatsana!
Sen otuz beş yıllık arkadaşım,
Sen can ciğer sırdaşım,
Sen iyi ve kötü bir çok anılarımı paylaştığım…
Ne olur!
Tebessüm et gamzeli yanaklarından, güller dökülsün!
Aşkın kördüğümleri bir anda çözülsün!
Kendini dev aynasında görenler,
Nur cemalinin karşısında kalbinin tam ortasından vurulsun!
Ne geceler geceliğini yapıyor,
Ne de gündüzler.
Ne seven gerekeni yapıyor,
Ne de sevilen.
Ne seviyorum demekle oluyor,
Ne de sevilen sevildiğini bilip yetinmekle.
Ben helal süt ile emzirilmişim diyorsun
Zalim ve gaddar olmak neyin nesi
Ben kamil imana sahibim diyorsun
Vaaz ettiklerini yaşamamak neyin nesi
Sırat köprüsünden geçmek var diyorsun
Namertlerin köprüsünden geçmek neyin nesi
Öğretti o yar bana şerefi arı
Oldum en has balı yapan arı
Aşkın hararetiyle yandığımda
Getirir bana en temiz karı
Öğretti o yar bana sağımı solumu
Gamzeli yanaklarına oldum iptila,
Seven görmek ister sevdiğini illa.
Yaradan seni özenerek yaratmış,
Gönlüm unutamıyor seni hala.
Kiraz dudaklarına kondurdum öpücük,
Sen cennet yolcusu,
Muhammedi gül goncası.
Sen sevdalı yüreğin sancısı,
Karıncanın örnek çalışkanlığısın.
Sen gök kuşağının yedi rengi,
Bırakıp gidersen beni kalırım bir başıma bikes,
Halime ahvalime alay edercesine güler herkes.
Bir elim yağda bir elim balda da olsa,
Yaşamaya kalmaz gönlümde iştiyak ve heves.
Günün birinde uyandığımda bulursam yanımı boş,
Sen, sen, sen,
Emrine amadeyim daim ben.
Muhammedi gül kokar,
Sendeki buğday benizli ten
Sen, sen, sen,




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.