Yapılması gerekenleri gerektiğinde gerektiği gibi yapmayanları,
İnsanı cennetlik eden, rahmani yollarda yolcu olmayanları,
Fikri güzel, gönlü güzel muhterem zatlara, saygı duymayanları,
İçi dolu, sevgi muhabbet ve uhuvvet duyguları ile dolmayanları,
Yokluğunda, gönül evimin bitmez feryat ile figanı.
Sevdalı gönlüm unutmaz seninle geçen hiç bir anı.
Sevda sürmeli gözlerin her aklıma geldiğinde,
Yetim ve öksüz çocuklar gibi dökerim göz yaşını.
Yokluğunda, yazarım her cümlesi birbirinden acıklı, birbirinden manidar şiir.
Celalli ve haşin bakmakla,
Aşk ve şevkle yazdığım mektuplarımı okumamakla,
Sana olan aşk ve sevdamı, pazarlarda çok ucuza satmakla,
Aşkın yollarında, beni bir başıma bırakmakla,
Sevgi ve muhabbetini saklamakla,
Söylesene ne geçiyor eline!
Boşu doluya doluyu boşa vurmakla,
Sap ile samanı, at izi ile it izini birbirine karıştırmakla,
Fikri güzel gönlü güzellerin kalplerini kırmakla,
Asil atalarımızın kemiklerini sızlatmakla,
Kurnaz tilkileri vakarlı aslanların otağına oturtmakla,
Karımsın!
Dağlarında doruğunda tertemiz karımsın!
Beni tanıyan tanımayan herkes şahidim olsun!
Sen nur topu gibi beş çocuğumun annesi ve otuzyedi yıllık biricik karımsın!
26/ Mayıs/ 2024
Derunumda adı duyulmamış gam ve tasalarım var.
Ne yapıyorsam yapayım onlardan kurtulamıyorum bir türlü.
Huzur binmiş rahvan ata son sürat doludizgin gidiyor.
Ben ise kalmışım yaya, yürümekten düşmüşüm bitap.
Ne yapacağını bilemeyen çarnaçar olmuşum.
Hangi kapıyı açmak istersem paslı kilitler vurulmuş sanki.
Su gibi aziz olmak istiyorsan,
Aşk ve şevkini, hayır ve hasane yollarında, sarf etmelisin!
Sıkıntı ve kederin olduğunda, kendi kendine yetmelisin!
Dostlarının ayıp ve kusurlarını,
Rıza-i Lillah için, her daim setretmelisin!
Derinden nefes alıp verebiliyor, suyunu rahat içebiliyorsan,
Sofrandaki taamlardan, tad ve lezzet alabiliyorsan,
Sevdiklerine, sadece ve sadece, Allah rızası için gidip gelebiliyorsan,
Şükret şükredebildiğin kadar!
Uzaklarını yakın, yakınlarını uzak edebiliyorsan,
Bana “ hep suratın asık biraz da gülsene”diyorlar
Zalimler her geçen gün çoğaldıkça,
İnsanların vicdan ve merhametleri kayboldukça,
Ariflerin meclisinde, cahiller üst köşede oturdukça,
At izi ile it izi birbirine karıştırıldıkça,
Kimsesiz dul ve yetimler hor ve hakir görüldükçe,
İşin Kolayına kaçmadan geleceğini düşün derinden!
Ağustos da meltem ol es serinden!
Tabip ol şifa dağıt sevda yarasına
Tefekkür et al başını iki elinin arasına!
Nasıl emretmişse yaradan öyle yaşa!




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.