Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, buram buram tarih kokan, seveni sevdiğine kavuşturan, on gözlü köprümsün.
Sen, henüz yaşanmamış, güzel umutlarla dopdolu ömrümsün.
Sen, bazen hüzünlü, bazen de şen şakrak şakıyan, gül sevdalısı bülbülümsün.
Ve sen, kokusunu peygamber efendimizin teninden alan, Muhammedi gülümsün.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, yorgunlukları gideren, çeşitli meyve ağaçlarının gölgesisin.
Sen, kolay kolay iyileşmeyen, en müzmin yaraların merhemisin.
Sen, insanları cennetlik eden, tarifsiz hayır ve hasanelersin.
Ve sen, er meydanına çıkan çifte yüreklilerin en güçlü nefesisin.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, yorgunlukları gideren, çeşitli meyve ağaçlarının gölgesisin.
Sen, kolay kolay iyileşmeyen, en müzmin yaraların merhemisin.
Sen, insanları cennetlik eden, tarifsiz hayır ve hasanelersin.
Ve sen, er meydanına çıkan çifte yüreklilerin en güçlü nefesisin.
Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, kadimsin, sen naimsin.
Sen, gönüllerde çok özelsin.
Sen, rahmani neşe ve sevinçsin.
Ve sen, insanı cennetlik eden, sevgi ve muhabbetsin.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Seni sevmemek, sana sırılsıklam meftun olmamak, akla ziyandır.
Seni gerektiği gibi anlamak, ve seni sende yaşamak, unutulmayan en güzel andır.
Senden ayrı gurbet ellerinde yaşamak, zül olur seni sevenlere,
Zül olmak, kalemlerin henüz yazamadığı, tarifi olmayan en manidar firaktır.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sen, er meydanında bükelemeyen, pazılı bileklerin, güç ve kuvveti,
Sen, bu üç günlük fani dünya hayatında, insanın insana beslediği uhuveti,
Sen, insanı sorgusuz sualsiz cennetlik eden, rahmani sevgi ve muhabbeti,
Ve sen, kitaplarda yazılan, mert ve babayiğitlerin, dilden dile anlatılan cesaretisin.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sende yaşamak, sende ölmek, benim için en büyük sevinç ve neşe kaynağıdır.
Peygamberlerinle, Nebilerinle, Sahabelerinle komşu olmak, en ali yaşam bağıdır.
Üzerine yazılmış, şarkı ve türküleri dinleyerek, tam makamında söylemek ise,
Sadece ve sadece, canı gönülden sana sevdalı olanların harcıdır.
Ey Diyarbekir Diyarbekir!
Sendeki sevgi ve muhabbet, kardeşliğin örs ve çekiciydi.
Asil gönülleri mutlu eden, en manidar neşe ve sevinciydi.
Diyarbekir’li olmayanlar, bunları gördüğünde,
Anlata anlata bitiremedikleri, övgülerin övgüsüydü.
Ey Diyarbekir, Diyarbekir!
Sen, helal aş ve ekmeğimin lezzeti,
Sen, sana meftun bu gönlümün muhabbeti,
Sen, sayılı ömür miadımın şeref ve izzeti,
Ve sen, bir anlık firakında en manidar hasretimsin.
Ey Dyarbekir, Diyarbekir!
Bir anlık firakında, özüm özüme küser,
Kem niyetliler, sanki defterim dürer.
Sana sırılsıklam aşık olan bu gönlümün,
Gam ve kasveti, visaline dek sürer.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.