Anne!
Güvendiklerim de bıraktılar beni yarı yolda,
Tarifsiz sancılar otağın kurdu sol yanımda.
Rengârenk bülbüller şakımıyor artık,
Muhammedi güller de yeşermiyor gönül saksımda.
Anne, sıkıntı ve kederlerim olmuş tomar, tomar yumak, yumak!
Sıkıntılarım azalsın diye, çok isterdim dizlerinde derin uykuya dalmak!
Zalim insanlar artıkça artıyor ha bire,
Karınları kazan olmuş, yedikçe yiyorlar, bilmiyorlar doymak!
Anne, gülmeye hasret kalan bu somurtkan yüzüm, hep asık.
Anne,
Ben hiç zalim olmadım ve hiç kimseye de zulüm etmedim!
Ben de menfeaatim için zalim olabilir ve birçoğuna zulüm edebilirdim.
Ben safiliğimden ve inancımdan dolayı özellikle bile bile yapmadım.
Benden daha takva görünenler, çıkarları için zalimliğin her türlüsünü yapıyorlar.
Her şeye Kadir olan, yerin göğün sahibi Allah’tan hiç mi korkmuyorlar?
Anne ben öğrencilerimi çok seviyorum!
Hepsi birbirinden tatlı, hepsi birbirinden hanımefendi ve hepsi birbirinden beyefendi.
Yerin göğün sahibinden tek dua ve niyazım yaradan nasip etsin onlara her daim gülmeyi.
Onlar benim hak ile batılı, güzel ile çirkini birbirinden ayıran sevda sürmeli gözlerimin mahareti,
ve onlar benim en büyük dilek ve arzum onların en kısa zamanda hayırlı ve güzel makamlara gelmesidir.
Anne, bilirdin ben kolay kolay yorulmazdım.
Her türlü zor işleri, çar çabuk yapardım.
Kavurucu çöl sıcaklarında bile, şekva etmeden,
Boncuk, boncuk terler, aşk ve şevkle çalışırdım.
Anne, bu sevdalı gönlüm, ha bire daralıyor,
Gönül asumanımı, kap kara bulutlar kaplıyor,
Dost bildiğim, insan görünümlü mahlûklar,
Beni arkamdan, paslı hançerlerle, kahpece vuruyor.
Anne, bu sevdalı gönlüm, insanlara, çoktan küsmüş,
İnsanı insan yapan, annelerdir.
Hayatı hayat yapan da annelerdir.
Anneler, asumanı süsleyen yıldızlardır.
Anneler, zemheri soğuklarında gönülleri ısıtan güneştir.
Anneler, yazın Ağustosunda, yanan bağırların hararetini gideren, buz gibi sudur.
Anneler, cehennem narından azade olmaktır.
Anne!
Mutluluğu unutalı çok oldu
Eskiden mutlu olmak bu kadar zor değildi.
Çam sakızı çoban armağanı küçük bir hediye bile,
İnsanı haddinden fazla mutlu ederdi.
Ne oldu bizlere?
Anne!
Sevdiklerim de sevmediklerimde, ha bire üstüme üstüme geliyorlar,
Hoşlanmadığım halde, kin ve nefret duygularımı ha bire biliyorlar,
İyilik ve güzellikleri sadece ve sadece kendilerine diliyorlar,
Beni bana küstürüyor, bu üç günlük fani dünyayı bana zehir ediyorlar.
Aşikâr sevdalar, çocuklar gibi sevindirir insanı!
Unutamaz yar ile tanıştığı hiçbir an ve zamanı!
Felek üzüntüden çatlar ne yapacağını bilemez!
Konuşuldukça sevdalılar, arşa yükselir sevgi dumanı!




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hemen hepsi Hakk'a,hakikate çağıran doğruya yönelten şiirler.Tebrikler.
İlhamınız bol, kaleminiz dâim olsun inşallah.