Günah ile yansam da,
Yalanlarla taşsam da,
Kendi mezarımı kazsam da,
Affı vardır rabbimin.
Tövbe yeter huzurda,
Toz pembe bir rüyadır,
İlerisini göremeyene.
Çok anlamsızdır dünya,
Nefsini terbiye edene.
İbadet gerektirir hayat,
İnsanlara vefa ile yaklaştım,
Bazen sınırlarımı bile aştım.
O zamanlar kimbilir kaç yaştım,
Hayat bana gerçekleri öğretti.
Vefasıza vefa etmenin anlamsızlığını,
Allâh herkesten iyi süzer insanı,
Yaratılanı en iyi Yaratıcısı bilir,
Bunda da vardır illaki bir ilim.
Okumak emredilir, okunan dinletilir.
Adem vardı huzura,
Eğildi ilahının önünde.
İlahından öğrendi, insan nedir?
Ne için yaratıldım, dedi.
Öğrenmeye açıktı Adem,
Seni yansıtır yazdığın,
Özünü sana gösterir.
Eleştiren de olur elbet
Onlar ne anlar ki zaten?
Bazen kafam boşalsın diye yazarım,
Yazgıya isyan yakışmaz benliğime,
Kaderin üstünde bir kader vardır derler ya.
Çabalamak, ne için çabalıyoruz?
Para için mi, mal için mi, yoksa mülk için mi?
Hiçbiri desek, Rabbin rızası deyip sussak.
Şiirim, bu yeteneği kim bahşetti bana?
Kaç adım uzaktasın sen bana,
Arayıp da neden bulamıyorum seni?
Her daim neden aklımdasın yekparem,
Neden hatrımı bırakmayan bir azizliktesin?
Bilmiyorum ki beni seninle yekpare eden nedir,
Piir Yunus abdal olmuş,
Ya Allâh deyü deyü.
Bu gönül mandal olmuş,
Hak yoldur deyü deyü.
Nefisten sığınırım rabbime,
Zehirli hançerdir kafi,
Sözlerin zehirdir sahi.
Saplandı hançer gibi,
Çıkmaz, var bir acı hâli.
Çözümü vardır belki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!