Gökteki yıldızlara baksana,
Ne güzel de parlıyorlar ışıl ışıl.
Göğü aydınlatmayı da unutmuyor,
Ve de güzelce karşımıza çıkıyorlar.
Kiminin hayallerini süslüyorlar,
Renk cümbüşü maziden,
Hukukumuz var eskiden.
Nil veyahut Tuna'dan,
Akan su gelir rahmandan.
Bütün korkum ihsandan,
Ya kardeşim gel, gör bizi,
Resulullah'ı özleme düştük.
Kalplerde mıh gibi,
Ümmetinin resul'e özlemi.
Fikirlere şifaydı,
Nadide idi ondan kelimeler,
Hayrandı ona tüm müslimler.
Yoldaşıydı onun müminler,
Onun sesiydi hakkı bilenler.
Bir rıhtım ki soluk denizin kenarında,
Kaybolmuş ruhlar var sanki.
Bu rıhtım ev olmuş gibi kendini arayanlara.
Belkide bir şaire, anlam arayan yolcuya.
Denizi izleyenler göze çarpıyor,
Derin hisler aldığında,
Canda mecal kalmaz.
Gönül harap olduğunda,
Çilehanesi asla susmaz.
Tüm acılar son bulduğunda,
Bedenin gıdası elbet bulunur,
Ruhun gıdası eksik olmasın!
Ruhun gıdası nereden alınır,
Allâh kimseye unutturmasın!
İnanç, ruhun temel gıdasıdır.
Bir ilkbahar sabahı,
Gonca gonca zambaklar.
Umut saçıyor etrafa,
Neşe bekliyor sanki bizden.
Ben ise kalkamıyorum,
Şair bana yaz dedi,
Kalemi kağıda bas dedi.
Kalem kağıda değince,
Devamı gelir dedi.
O gün yazmaya başladım;
Şair bilgili kişidir,
Söze ahenk katandır.
Kelime hamurları ile oynar,
Sanatını ortaya koyar.
Ama bu yaratıcılık değildir!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!