Aşk, bir nehir yatağı değil.
Sınırsız bir okyanus.
Her damlası sen,
Her dalgası benden sana gelen.
Bazen fırtınalı,
O şirin gözlerin vurdu sinemi,
Unutturdu bana cihanı, gamı.
Sanki cennetten bir ışık, ne demi,
Baktıkça içimde köz olur durur.
Zâhirde bir sürünen yılan sanma,
Onun içinde de bir sırrı var Hak.
Gizli duâlarla yönelir sana,
Yılan duâsı ki, yılanı Âsûmân eder.
Zâhirde sanma ki harf kuru sözdür,
Kur'an'ın hurufun aşk ile okudum.
Her bir noktasında bir mânâ gizlidir,
Ebced ile cifri gönülde dokudum.
Yedi yıl sürdü hasretimiz
Hayal değil gerçekti aşkımız
Ne yapayım gülüm
Sisli bir yolmuş sevdamız
Hayallerle besledik yalnız geceleri
Umutlarla süsledik bütün günleri
Köy hayatını zor etiniz,
Göç şehire köy etiniz.
Tarımı kökten bitirdiniz,
Sofranızda organik yok.
Softa'nın bir besmelesi,
Güldürür şeytanı,
Yobazın bir duası,
Kahreder insanı.
Softa'nın yaptığı haç,
Görmez ki komşusu aç,
Beni dinlersen dostum,
Öyle sofralar dan kaç.
Bir cam kenarında, sisli bir perşembe
Öğleden sonra kahvesinin buğusu yükselirken.
Zamanın nabzı yavaşlar,
Sokak lambaları erken uyanır.
İçeride,
Geri dönüşü olmayan, bir yoldan gidersem,
Ardım'dan timsah gözyaşlarını dökme sakın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!