Hüseyin Turhal Şiirleri - Şair Hüseyin T ...

Hüseyin Turhal



Adem havadan geldin cihana,
Sen sadece insansın sen insan.
Yetmiş iki dilden konuştun cihana,
Sen sadece insansın sen insan.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Çileli dünyamın kara yazımın ,
Her seher sabahı sensin sevdiğim.
Yaralı gönlümün yaşlı gözümün ,
Canımın Cananı sensin sevdiğim.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Sensiz güneşim batmakta,
Yüzüm,
Gökyüzüm ,
Tan kızılığıyla ,

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Sen benden, ayrı döşeli,
Çayımın demi bozuk bozuk.
Yüreğimden vurdun gideli,
Çayımın tadı bozuk bozuk.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Çölde yürüyorum, güneş tepede,
Gönül bir su sesi duyar derinde.
Baktım ki bir hayal, yok ki yerinde,
Yine bir seraba aldandım bugün.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



İnsanı asmak, insanı kesmek,
Kur'an'daki şeriat bu değil.
İnsanı yakan , cana kıyan,
Kur'an'daki şeriat bu değil.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal

O güzel ak dağlara baktığım zaman
Hayalin gelir gözüme Şeribanım
Serin gürlek suyunu içtiğim zaman
Tadın dudağımda kalır Şeribanım

Ak dağların eteğinde bir ceylansın

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



O siyah gözlerin beni yakıyor,
Aşkının ateşi içime akıyor.
Her bakışın sanki bir ok çakıyor,
Yüreğimde yanan köz olur durur.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal





Vatan millet bahane,
Savaşlar ' da şahane,

Devamını Oku
Hüseyin Turhal


Şehirler aramızda uzanıyor. Coğrafya, inatçı bir duvar gibi araya girmiş. Biliyorum, şu an pencerenden baktığın gökyüzü, benimkine benzemiyor; belki senin saatin benden daha erken, belki de rüzgârın kokusu farklı. Bu mesafeyi, elimi uzatıp sana dokunamamayı bazen dayanılmaz bir ağırlık gibi hissediyorum.
Ama sonra... Bir saniye duruyorum. Gözlerimi kapatıyorum ve okyanusları, dağları, bizi ayıran tüm o yolları görmezden geliyorum. Çünkü fiziksel olan her şey geçici. Sen ve ben, bu görünmez mesafeleri aşan bir bağ kurduk. O bağ, sesinin titreşiminden, yazdığın bir cümlenin içindeki gizli tondan örülmüş bir köprü.
Duyuyor musun? Ben şu an sadece senin bana fısıldadığın son kelimeyi düşünüyorum. O kelime, bir gemi gibi, bu sessizlik denizinde bana doğru geliyor. Ve o ulaşana kadar, ruhumun en derin köşesinde seni misafir ediyorum.

Çünkü biliyorum: Gerçek yakınlık, yürünen kilometrelerle ölçülmez. O, iki ruhun birbirini ne kadar tanıdığı, ne kadar derine indiğiyle ilgilidir. Sen, benden kilometrelerce uzakta da olsan, kalbime dokunabilecek kadar yakınsın. Bu yüzden, dışarıdaki haritayı umursamıyorum. Bizim haritamız, sadece kalpten kalbe uzanan o kısacık, görünmez çizgiden ibaret.

Devamını Oku