Bazen saatlerce otururuz, konuşmayız. Dışarıdan bakan bir yabancı, aramızda bir soğukluk olduğunu düşünebilir. Ama biz, sözcüklerin tükendiği, dillerin yorulduğu o nadir alandayız. Elin elimdeyken, zihnindeki bütün cümleleri okuyorum. Sen de benim içimdeki fırtınaların nasıl durulduğunu hissediyorsun. Bu, sözleşmesi sessizlik olan bir anlaşma. Tartışmaların gürültüsünden daha güçlü, vaatlerin abartısından daha gerçek. İki ruhun, birbirinin varlığıyla yetinmesi. İki bedenin, aynı anda aynı huzuru soluması. Bu sessizlik, bizim en büyük ve en saf iletişimimizdir.
Bir mum yakarız,
Işığında değil,
Sıcaklığında ısınırız.
Konuşmadan anlaşırız,
Her bakışımız bir yemin.
Sevdam
Bana bak biraz
Seni nekadar sevdiğimi söylesem
Gene az
Çok estetiksin
Tatlısın şirinsin şekersin
Sevdam
Sana yazdığım o satırlar var ya
Sözcüklerini nakış nakış
Gözlerimden akan yaşla yoğurdum
Sevmek ne yasak ne de günahtır
Haktan gelen doğal bir haktır
Sevene engel olmak günahtır
Sevdama engel olma sevdiğim
dağlara
henüz solmadan dağ çiçekleri
gönlümde bir keder bir hüzün ve
yürek kapkara
Beklerim yollarını neden gelmezsin
Feryadımı ahımı neden duymazsın
Sağır mı yoksa topal mısın gelmezsin
Aşkın her gün gönlümü yakar sevdiğim
Beklerim yollarını niye gelmezsin
Hayalin karşımda hiç gitmez sevdiğim
Bahar yağmuru musun seher yeli mi
Sevdam her gün artar eksilmez sevdiğim
Elim kolum bağlandı artık çözülmez
Yandım aşkına dumanım hiç tütmez
Döküldü gözyaşlarım artık kurumaz
Toz toprak oldum yoluna sevdiğim
Ayrılalı çok oldu bizim illerden
Düşüme girer oldun sevdiğim
Ne mektubun gelir ne selamın
Hasretinle yandım eridim sevdiğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!