Nesimi'den dersimi aldım,
Bir aşk ateşiyle yandım,
Hacı Bektaşi Mevlana'yı tanıdım,
Dilime geldi turhalizm.
Kalbin çok baslanmış kirlenmiş,
Tursil omo ile yıkasan çıkmaz,
Yüreğinde zere kadar paklık yok,
Tursil omo ile yıkasan çıkmaz.
Dağların ardında başlar emek,
Toprakla yoğrulur alın teri tek.
Bahar gelince başlar dilemek,
Can suyu ister, yeşil tütünler.
Gelinlik kızların, çeyiz parası,
Askerlik Ocağından, harçlık parası,
Öğrençinin masrafı, esnafın can parası,
Sarı altın tütünüme dokunma...!
Durmadan gerçekleri yazan,
Bir Uğur Mumcu bulunmaz.
Karanlıklar ışık yakan,
Bir Uğur Mumcu bulunmaz.
En dibe vurduğun anda,
Karanlık, zifiri bir perde gibi indiğinde,
O küçük, inatçı fısıltı.
Yarın, farklı bir ışıkla doğacak, diyor.
Belki daha parlak, belki sadece daha nazik.
Kalbimdeki buzlar erimedi,
Sakalımdan buz sarkıntıları,
Sonbaharın rüzgarları esiyor yüzüme,
Ürperiyorum, titriyorum, üşüyorum.
Sıcaklığını hissetmiyorum tenimden,
Karpuz kafalar çöktü başımıza,
Sümür sümür sürdüler bizi,
Ağu zıkkım aktardılar aşımıza,
Tatlı sözlerle sarhoş ettiler bizi
Zam getirdiler tıkır tıkır,
Bir hayal ki sarmış bütün varımı,
Sana adadım bu garip nârımı.
Şeker yanak, dudakların bal mıdır?
Gözlerin çağırır benim yârimi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!