YA BUGÜN ÖLSEYDİM
Her gün biraz daha geç kalıyorsun.
Zamanın unuttuğu bir takvim yaprağı gibisin;
rüzgâr esiyor, köşelerini kıvırıyor,
kimse hangi güne ait olduğunu bilmiyor.
“Yağmur Gibi Aşk”
Aşk böylesi şiir şiir yağarken,
seni yüreğime ekmezsem olmaz ki.
Gök delinmiş sanki,
Ya hiç gelmeseydim
Ben, çorak bir pencereden bakarken
toprağın rengini çiğ damlalarıyla yıkayan sabaha,
her adımımın altındaki kaldırım taşları
Yaraya Kadar Doldur Saki (I)
Kadeh, gecenin avucunda parlayan ince bir midye kabuğu;
içinde taşkın bir deniz, zamandan arta kalan kızıl bir şarap.
Yara, göğsün ortasında açılmış gizli bir kıyıdır;
her damla indiğinde sular taşar, ufuk kendi üzerine kapanır,
Yaraya Kadar Doldur Saki (II)
Meyhanenin loş ışığında oturuyorum,
kadeh elimde titriyor,
içimde boşluğun ağırlığıyla.
Saki sessiz,
“Yarınlar yokmuş gibi sevsene bugün beni.”
Bugün, kalbimin en çıplak yerinde açıldı bir kapı.
İçeriye sen girdin,
sanki yıllardır beklenen bir sesin yankısı gibi.
Düşlerimdeki dağları aşarak,
"Yenilginin İçinden Geçip Sana Varan Adam"
Bir adam vardı...
Adını anmıyordu kimse, çünkü kimseye kendini tam anlatamamıştı.
Yürek Dolusu “Seni Seviyorum”Ismarladım…
Sabahın ışığı penceremden süzülüyor
Avuçlarımda tuttuğum fincandan kahve buharı yükseliyor
Kokusunu derin bir nefeste çekiyorum
Kendi yalnızlığımın sıcaklığında
ZAN ALTINDA. “AŞK”
Bir sessizliğin gölgesinde yakalandım.
Elimde senin adın,
cebimde sustuğum bin kelime.
Zaman, bir dedektif gibi geziniyor üzerimde;
“Zehir”
Ruhuma öyle bir zehir damlatmıştı ki,
Onsuz yapamıyordum artık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!