Seninleyim Adam
Toprakla konuşuyorum her pazar,
Susuyor, ama biliyorum ,, o duyuyor beni.
Bir adam yatıyor altında,
Bir zamanlar göğsü dağ kokan,
Seni tanımadan önce, ciğerlerimle nefes alıyorum sanıyordum.
Nefes dediğim şey,
sıradan bir alışkanlıktı o vakit.
Havanın göğsüme girişi,
çıkışı,
Seni tanımadan önce, ciğerlerimle nefes alıyorum sanıyordum.
Rüzgâr esiyordu, ama yüzüme değmiyordu,
güneş doğuyordu, ama içimi ısıtmıyordu,
şehir kalabalıktı, ama ben yalnızlığımın içinde
yankılanan bir boşluk gibi susuyordum.
SEN NARSİSTSİN
Sen narsistsin…
Söze böyle başlıyorum çünkü kelimeler senden çekinmez,
Ama insanlar çekinir,
“Sensiz Olmuyor” (Düet)
Adam:
Sensiz olmuyor…
Gözlerim seni arıyor her köşede, her nefesimde varlığını hissetmek istiyorum ama yoksun.
Ellerim boş, sessizlik dolu…
Sen Sosyopatsın….
Gecenin en derin noktasında,
şehir uyuyor,
Serzeniş
Ne çok sustum, biliyor musun?
Söylesem kalbim eksilecekti,
susmasam sen.
Sesimle Nefesine Dokunacak Sokak Arası”
Bir şehrin gürültüsü vardı önce,
korna sesleri, telaşlı adımlar,
boğazına düğümlenen bir sabırsızlık…
Sonra birden,
Sesinde Adımı Özledim
Sesinde adımı özledim.
Bir nefes gibi titreyerek.
Her sessizlik seni hatırlatıyor bana.
“Sesinin Gittiği Yer”
Bir şehrin ortasında, geceye yaslanmış bir yalnızlık vardı,
kaldırımları üşüten bir rüzgâr,
duvarlara omzunu dayayıp susan bir adam…
Adı kimden gizli kalırdı ki?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!